Olivia D.

Olivia D.
@ldunham
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Gün onunla ağarır, onunla kararırdı. Bir dakkam yoktu onu düşünmediğim. Abi, rüyada gibi yaşardım. Her laf gelir gider ona dayanırdı. İnsanlar bana bir laf söylerdi. O ne cevap verebilir, diye düşünürdüm. Bir şey alacak olsam o alır mıydı acaba, derdim. Bir şey yesem içime sin­mezdi. Biri yol sorsa o gösterir miydi diye kafama sormayınca ve içimde o, yol göstermeyince aptal aptal bakardım. Bir güzel şey görsem ona göster­mezsem, gösteremediğim için zevk alamazdım güzel şeyden.
Sayfa 2 - YKY
İnsanin mutlu bir yaşam sürebilmesi ya da Macar ekonomist Tibor Scitovsky'nin deyimiyle "nitelikli tüketim"in üstesinden gelip Abraham Maslow'un piramidinin deniz manzaralı beşinci katına çıkabilmesi ancak yaşadığı dünyayı tüm açılarıyla bir bütün olarak ele alıp hedef ve istekleriyle, imkan ve yetenekleri arasında doğru bir korelasyon kurabilmesiyle mümkün. Bunu başarabilmesi için de kendini tanıması, gündelik davranışlarını yönlendiren saikleri analiz edebilmesi elzem.
Sayfa 4 - Kronik Kitap
Hayatta her şey belirsiz. Yaşadığınızı ancak bu şekilde, belirsizlik sayesinde anlayabiliyorsunuz. Bazen geçmişe dönmeyi de bu yüzden istiyoruz tabii çünkü geçmiş, bildiğimiz ya da bildiğimizi zannetttiğimiz bir şey. Daha önce de duyduğumuz bir şarkı. Ayrıca geçmişi düşünmek iyi bir şey. Filozof George Santayana 1905 yılında, geçmişi hatırlayamayanların onu tekrarlamaya mahkum olduklarını söylemişti. Bu korkunç tekrarları, alınmayan derslerin dehşetini, yirmi birinci yüzyılın da yavaş yavaş yirminci yüzyılın kaba saba bir yorumuna dönüştüğünü görmek için haberleri açmak yeterli.
Sayfa 314
Ölmek nasıl bir ansa yaşamak da bir an. Gözlerini kapar ve bütün gereksiz korkuların çözülüp gitmesine izin verirsin. Sonra korkudan muaf olan bu yeni varoluş halinde kendine sorarsın: Ben kimim? Şüpheler olmadan yaşayabilseydim neler yapardım? Haksızlığa uğrama korkusu olmadan yaşayabilseydim? Acıdan korkmadan sevebilseydim? Yarın o tadı nasıl özleyeceğimi düşünmeden, bugünün tadını çıkarabilseydim? Zamanın geçişinden ve sevdiklerimi benden çalabileceğinden korkmamış olsaydım? Evet. Ne yapardım? Kimleri umursardım? Ne için savaşırdım? Hangi yollarda yürürdüm? Nelerden haz alırdım? içimdeki hangi gizemleri çözerdim? Kısacası, nasıl yaşardım?
Sayfa 308