*Kahramanımız Arif. İstekleri doğrultusunda hayatına yön vermek adına bazı şeylerden fedakarlık edip yön duygusunu kalbinden mantığına doğru taşıyan Arif. Arif’in yolunun daha net ve engebesiz olması için gerekli tüm şeyler bir bir yerini alıyordu. Eski evinden yeni evine taşınan Arif’in mantığına yön verecek masallar burada başladı. Yeni evinin karşısında oturan; 3 beyaz atlı tablosuyla (biri daha beyaz) yaşlı bir kadın, yatak odasında yer alan bir delik ve yatak odasının tavanındaki fantezi aynası, siyah renkle kaplı kendinin yumurta kolileriyle düzenlediği stüdyosu ve fare sesini kendi bestesi haline getirdiği bir olay örgüsü. Amacını; beste yapmak, albüm çıkarmak adına odasında bulunan delikten ilham alarak geliştiren ve elde ettiği 12 şarkılık albümüyle o deliği düşünmeden kapatan, istekleri doğrultusunda uykusuzluk çektiği geceleri bile düşünmeden, gözünü kırpmadan, albümden hemen sonra tekrar albüm yapma düşüncesine girmeden, olduğuyla yetinme içgüdüsüyle deliği kapatan Arif..
•
•
*Anladığım kadarıyla kendi iç dünyasını düzenlemek konusunda fazla bilgisinin olmayışı şizofrenik davranışlarına da dayanıyor. Kitabın sonuna kadar, her an uykusundan uyanıp her şeyin rüya olduğunu söyleyecek diye okudum. Veya tanıdığı herkesin, yaşadığı her olayın şizofreniye dayandığını aslında varolmadığını düşündüm. Her gününü sade betimlemelerle çok güzel yansıtan, akıcılığının ve olay örgüsünün hiç tıkanmadığı harika bir kitap.