SEZAR - Roma'nın en ünlü hazinelerini unutuyorsunuz, dostum. Onları satın alamazsınız.
APOLLODORUS - Bunlar nedir, Sezar?
SEZAR - Oğulları. Gel, Kleopatra, beni bağışla, hayırlı yolculuklar dile. Sana bir adam yollayacağım, tepeden tırnağa Romalı, soylu Romalılardan... Bir bıçak darbesiyle koparılacak kadar olgun değil; kolları cılız, yüreği soluk değil; kel başını bir fatihin meşe yapraklarıyla örtmüyor; omuzlarında bütün dünyanın yükünü taşımaktan sırtı kamburlaşmamış; hareketli, güçlü, genç; sabaha umutla başlar, günü savaşla, geceyi eğlenceyle geçirir. Sezar'a karşılık böyle birini ister misin?
KLEOPATRA - Adı, adı?
SEZAR - Marcus Antonius olsun mu? (Kleopatra kendini Sezar'ın kollarına atar.)