Tam tersine; narsist birey temel güven duygusu gelişmemiş olduğu için
sürekli kaygılıdır. Kaygıyı bertaraf etmek için bütün duygularını bastırır ve
özellikle olumlu duygularına erişimini kaybeder. Narsist bireyin bu
duygusal donukluğu ve empati yoksunluğu, dışarıdan soğukkanlılık gibi
algılanır. Onu bir de duygusal kaosa düştüğünde yani başat duyguları olan
anksiyete, öfke, utanç ve hasetle savrulduğunda görmek gerekir.
Hepimiz Narsistiz
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tam tersine; narsisizm zayıf, yetersiz ve değersiz algılanan benliğe
duyulan nefretle tanımlıdır. Ve özünde bir ayrışma-bireyleşme sorunudur.
Anneden ayrışamamış olan narsist birey kendi benlik sınırlarını öremediği
ve başkalarını kendisinin bir uzantısı gibi algıladığı için bir başkasının
varlığını idrak ve kabul edemez, bir başkasıyla gerçek anlamda etkileşime
geçemez, hatta karşılaşamaz bile. Narsisizm kendine âşık değil, kendine
mahkûm olmaktır.
Hepimiz Narsistiz
Alfred Adler, suçlular konusunda cezaları ağırlaştırmanın suçluların gözünü korkutup onları suçtan uzak durmaya itmeyeceği görüşündedir. Aksine bu durumun bir kahraman sayılacaklarına dair içlerindeki inancı güçlendirdiğini söyler. Suça yönelik kimselerin egosantrik bir dünyada yaşadıklarını unutmamamız gerektiğine dikkat çeker.
Yaşama Sanatı