L’effort
L’effort continué pendant longtemps n’est accepté par l’homme que sous la pression de la nécessité.
Sayfa 31
Encourager l’effort
« Oh, tu as mis ton manteau tout seul ! La fermeture était difficile à remonter, mais tu as persévéré ! »
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
C’est l’effort qui l’intéresse ! C’est pourquoi, une fois le balai passé ou le lave-vaisselle vidé, il est fort probable qu’il remette un peu de terre au sol et quelques assiettes propres dans la machine : défiant toute notre logique adulte, il voudra recommencer ! La finalité n’est pas extérieure, elle est intérieure. Ce qui l’intéresse, ce n’est pas que le sol soit propre, mais ce que cela construit en lui lorsqu’il s’exerce à maîtriser toute la suite d’actions que requiert l’activité. Après plusieurs essais qui ont pu aboutir, il s’arrête. Il est satisfait. Serein. Un besoin intérieur a été comblé.
Orwell’in 1984’ü üstüne Claude Lefort’un denemesi, taşıdığı “The Interposed Corps” (“Araya Sokulmuş Kolordu”)22 başlığıyla bile bu ilişki hakkında bir ipucu sunar. Leffort, Winston’a sıçan-işkencesi yapılan sahneye odaklanır - zavallı Winston için fareler niçin o kadar travmatiktir? Bütün mesele sıçanların fantazmatik olarak Winston’ı temsil etmesinde düğümlenmektedir (küçük bir çocukken bir sıçan gibi davranmıştır, çöplüklerde yiyecek kalıntıları aramıştır). Yani, “Julia’ya yapın” diye çaresizce bağırdığında kendisiyle fantazmatik çekirdeği arasına birilerini sokarak travmatik Ding [Şey] tarafından yutulmayı engeller... Primordiyal fedakârlığın anlamı budur: Kendimizle Şey arasına bir nesne koyarız. Fedakârlık bizi Şey’le aramızdaki minimum mesafeyi korumamızı sağlayan stratejidir. Artık İd-Makinesi motifinin niçin fedakârlık motifine götürmek zorunda olduğunu görebiliriz: Bu Şey’in paradigmatik durumu, arzularımızı doğrudan gerçekleştiren Id-Maki-nesi olduğu sürece, fedakârlığın nihai hedefi paradoksal olarak tam da arzularımızın gerçekleşmesini engellemektir. Başka deyişle, fedakârlık jestinin amacı bizi Şey’e yaklaştırmak değil, onunla aramızda uygun mesafeyi garantilemek ve korumaktır; bu anlamda, fedakârlık nosyonu özünde ideolojiktir. ideoloji “neden yanlış oldu”nun anlatımı, primordiyal yitim/olanaksızlığın nesnelleştirilmesidir, yani ideoloji, özünde olanaksızı ilkesel olarak üstesinden gelinebilecek bir dışsal engele çevirir (ideolojinin olumsal tarihsel engelleri “ölümsüzleştirdiği” ve “mutlaklaştırdığı”na dair standart Marksist anlayışın aksine). ideolojinin esas unsuru tam bir birlik görüntüsüne kavuşmak değil, daha ziyade, bunun elde edilmesini önleyen engelin (Yahudi, sınıf düşmanı, şeytan) ayrıntılandırılmasıdır - ideoloji, toplumsal