Funda'dan...
Puan vermedi·160 syf.··
2026 17. kitabı
​Çocuk Kalbimin İlk Muhalefet Şerhi: Ekmekçi Kadın ​Ortaokul yıllarımdı... Hayatın girintili çıkıntılı yollarını, dünyanın o kadar da toz pembe olmadığını henüz tam manasıyla bilmediğim, masum bir çocukluk çağı. İşte o günlerde tanışmıştım Jeanne Fortier ile. Uğradığı o feci iftira, masumiyetinin üzerine vurulan o haksız leke ve adaletin gecikmişliği, çocuk kalbimde derin bir yara açmış, gözlerimi doldurmuştu. Bir insanın suçsuzluğunu haykırmasının ama sesini duyuramamasının ne demek olduğunu ilk o sayfalarda hissetmiş, haksızlığa karşı ilk büyük öfkemi o zaman kuşanmıştım. ​Yıllar geçti... Zaman beni büyüttü, şekillendirdi ve kaderin çok güzel bir tecellisi olarak beni bugün adaletin tam koynuna, bir adliye sarayına fırlattı. Gün boyu tutanaklara adaletin, suçun, beraatın ve hak arayışının kelimelerini geçiriyorum; ekmeğimi adaletin o zorlu çarklarının arasından kazanıyorum. ​Geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki, ruhumuz daha o yıllarda kendi patikasını çiziyormuş. Ortaokulda Jeanne’ın adalet mücadelesine ağlayan o küçük kız, bugün adliyede adaletin yazıcısı olmuş. Meğer o dönem ruhuma dokunan, beni böylesine sarsan kitaplar, bugünkü hayatımın ve mesleğimin ilk tohumlarıymış. ​Ekmekçi Kadın, sadece dramatik bir anne hikayesi değil; bir çocuğun vicdan duvarına adalet duygusunun ilk harcını atan, haksızlığa karşı durmayı fısıldayan edebi bir eşiktir. ​Buradan 1000Kitap’taki kıymetli okurlara, özellikle de çevresinde, ailesinde ortaokul çağında (10-14 yaş) genci, çocuğu olan herkese seslenmek istiyorum: ​Çocuklarınıza bu kitabın yaş grubuna uygun (sadeleştirilmiş) versiyonlarını mutlaka okutun. Onların temiz zihinleri adaleti, merhameti, sadakati ve haksızlık karşısında eğilmemeyi bu yaşlarda, bu naif ama güçlü hikayelerle öğrensinler. Bırakın o yaşlarda kalpleri bu
Ekmekçi KadınXavier de Montepin · Sentez Yayınları · 2001384 okunma
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:51
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer. Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar. Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten) Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor. Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
1000Kitap
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024159 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi
"Bazı yaralar görünmezdir; onları ancak satır aralarında hissedersiniz." Beyaz Leke, yalnızca romantik bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda insanların geçmişlerinden taşıdığı izleri, kırgınlıklarını ve iyileşme çabalarını da gözler önüne seriyor. Karakterlerin kusursuz olmaması, onları daha gerçek ve daha yakın hissettiriyor. Okurken zaman zaman sinirlendiğim, zaman zaman ise duygulandığım anlar oldu. Yazarın akıcı anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerliyor. Özellikle diyaloglar ve karakterlerin iç dünyasına yer verilmesi, hikâyeyle bağ kurmayı kolaylaştırıyor. Elbette bazı olaylar klasik gençlik romanı havası taşısa da, duyguların samimi aktarılması bu eksikliği büyük ölçüde kapatıyor. Bu kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, herkesin içinde başkalarının göremediği bir "beyaz leke" taşıyabileceği düşüncesiydi. Kimileri bunu saklamayı seçerken, kimileri ise doğru insanlarla karşılaştığında iyileşmeye başlıyor. Eğer duygusal yönü güçlü, akıcı ve karakter gelişimine önem veren gençlik romanlarını seviyorsanız, Beyaz Leke'ye bir şans verebilirsiniz. Benim için keyifli ve düşündürücü bir okuma deneyimiydi. Puanım: 8,5/10.
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
Beyaz Leke (Abartıldığı Kadar İyi Mi?)
Puan vermedi
Özellikle Wattpad camiasına dahil olan neredeyse her okurun duyduğu bir kitaptan bahsedeceğim: Beyaz Leke... Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bu yorum eleştiri amacıyla yazıldığından kaynaklı bol bol spoiler içerecektir. Gerekli uyarılar yapıldığına göre yiyeceğim muhtemel linçleri göze alarak konuşmama başlıyorum. Öncelikle Beyaz Leke distopya türüne dahil olarak satışa sunulmuş bir kitap. Ana kadın karakterimizin ismi Eftalya Atalar, ana erkek karakterimizin ismi ise Tugay Demir Çeviker. Eftalya Atalar bir avukatken, Tugay ise bir örgüt lideri. Her şeyden önce beni rahatsız eden ve kurgudan uzaklaştıran şey kitabın distopya olarak pazarlanmasına rağmen daha çok bir aşk romanı özellikleri taşıması. Elbette bir roman diğer unsurların yanında aşk içerebilir ancak bu kitabı okurken sürekli aşk fazla ön planda tutulmuş ve tamamen bir aşk romanı haline gelmiş gibi hissettim. Mesela eğer bir kurgu distopya ise ben öncelikle detaylı işlenmiş bir distopik evren bekliyorum, bu kurgu ise bu isteğimi karşılamadı. Yazılmış bir baskıcı devlet vardı fakat bu evren detaylandırılmamıştı. Sadece arka planda baskıcı bir hükümet olduğu söyleniyordu. Tek detaylandırılan yer ada hapishanesinin içi ve krallıktan kişilerdi. Onlar da Tugay ile Eftalya aşkında dram yapabilmek içindi. Yani bir distopik kitap değil, dramatik aşk kurgusu gibiydi. Başka bir hoşuma gitmeyen şeyse yazarımızın Tugay'ı mükemmel ve kusursuz bir erkek karakter olarak yazmaya çalışırken Eftalya hariç herkesi arka planda bırakmasıydı. Ben bir kitap okurken o kitapta kendimi ana kadın karakter gibi değil de orada onları izleyen görünmez bir kişi gibi hissederim. Bu sebeple de hiçbir zaman bir romanı okurken sırf erkek karakter kadın karaktere iyi davranıyor diye onu sevmem. Bir erkek karakteri sevmem için sadece müstakbel
Eleştiri
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
9/10
·120 syf.··
2026 45. kitabı
Bu kitaba başlama sebebim Beyaz leke kitabıydı. Bir çok bağlantı var okurken aaa Tugayy falan dedim öyle düşünün. Karakterin düşünceleri güzel anlatılmış. Bir günde bitti. Çıtır çerez güzel bir kitap tavsiye ederim.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
1/10
·768 syf.··
2026 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:31
Hic begenmedim bir suru mantik hatasi vardi. Karakterlere gereksiz travmalar eklenmis hicbir amaca hizmet etmiyor. Yarim birakmamak icin zorla bitirdim
Beyaz Leke: MahkûmiyetAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma