Lena Gülşen

Lena Gülşen
@lenasdairy
23 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Bir efsanenin bitişi
9/10
·960 syf.··
2025 32. kitabı
Okuduğum en uzun fantastik serinin sonuna geldimm:)) İncelemem cam şato serisini genel hatlarıyla değerlendirmek üzerine olacak. Hangi uygulamaya girsem cam şato serisi hakkında bir sürü yorum görüyordum, yabancı ve yerli booktok’ta en popüler seri olabilir. Sarah’ı tebrik ederim, game of thrones’u çok güzel okumuş. Aelin okurken çok fazla Dany’i hissettim, keza Manon da. Ama bu iddiamı bir kenara bırakıp serinin başarılı olduğunu söyleyebilirim. Yazarın ilk kitabı 18 yaşında yayınladığını ve seriyi 10 yıldan uzun bir sürede yazdığını biliyorum, bence de yazarın her kitapta üstüne koyarak ilerlemesini okurken bunu hissettik. Her kitap bir öncekinden daha iyi gitti. Cam Şato ve Karanlık Taç zaten seriye giriş kitaplıkları gibiydi, 2. kitabın son 200 sayfasında olaylar anlam kazandı ve en sonunda başından beri beklediğimiz sonu okuduk. Ateşin Varisi ve sonrası ise serinin tadını aldığımız kitaplardı. Rowan’a tek sinir olduğum kitap da buydu. Çoğu ana karakter de seriye 3. kitapta dahil oluyor, favorim Manon da dahil. Sevmediğim nokta Aelin karakterinin çok kusursuz yazılmış olması oldu, ve hikaye hep onun etrafında dönüyor. Hep Aelin günün kahramanı olur, savaş olur Aelin herkesi kurtarır, 500 yaşında feyler Aelin’in eline su dökemez vs… O kadar çok Aelin odaklıydı ki kitap bir yerden sonra sinirim bozuldu, o zaman diğer karakterler niye var? Mesela Manon’un hikayesinde yaptığı hataları, mücadelesini, tacına giden yolu okumak… Asıl karakter gelişimi böyle yazılırdı. Bence Aelin’da bu olmadı, en başından beri mükemmel biriymiş gibi yazıldı. Bu da seveceğim bir karaktere karşı önyargı beslememe sebep oldu, yine de onu ve zekasını çok seviyorum. Hele de Fırtınalar İmparatorluğu sonunda ağzım açık kaldı, önceki kitaplarda ne okuduysam sustum ve Aelin’ı ayakta alkışladım
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,431 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir tane Kirill alabilir miyim oradan?
9/10
·376 syf.··
2025 24. kitabı
KİRİL MOROZOV Kocaman başlık attım anlayın kitabı okutan sebebi:) Rina bacım ne yazsa okuyacak biriyim amma velakin zaten yazdığı en iyi seri olduğu için bunu dememe gerek yok. Kitabımız erkek kılığında askeriyeye katılan ve yıllar önce katledilen ailesinin intikamını almak isteyen kızımızla başlıyor. Sasha, Alexander, Alexandra… Bir sürü ismi var kızın ama Sasha en çok kullanılan ismi. Kitabı okuyana kadar Sasha ismini kadın ismi sanıyordum. Kirill ise Bratva evreninden tanıdığımız meşhur stratejist beyimiz. Kendisi babasına rest çekerek Rusya’da askeriyeye katılmış ancak çocukluğundan beri babasının koltuğunu alacak olan varis. Bu şekilde yetiştirilmiş. Ben kitaba BA-YIL-DIM. Serinin ilk kitabı olduğu için elbette bir sürü soru işareti vardı, tam istediğim aksiyon seviyesinde de değildi ancak okuma zevkimden bir gram eksilme yaşamadım. Ya Kirill Morozov diyorum başak bir şey demiyorum bu herifin çekicilik ve karizma seviyesi bir başka. Sasha bacım çok şanslı. Ancak Sasha da diğer Rina karakterleri gibi pasif bir kız değil, canıyla kanıyla savaşıyor kendisi için ayrıca ağzı da iyi laf yapıyor. Lia kalk da güçlü kadın karakter gör. Rina hakkında bir teori var 3 yazar birlikte yazıyorlar diye. Öncesinde saçmalık gibi gelmişti ancak şimdi inanılmaz katılıyorum. Rai Sokolov- Sasha İvanova karakterlerini yazan kişiyle Lia veya Elsa aynı olamaz ya. Bu kadar büyük karakter farklılıkları aklıma yatmıyor. Kitabın ilk yarısından sonra Amerika’ya dönüyor karakterler, yani alışık olduğumuz Adrian, Damian, Mikhail veya pakhan’ı da okuyoruz. Kirill beyimiz koltuğun yeni sahibi olarak bolca boy gösterisi yapıyor merak etmeyin;) Dediğim gibi en iyi Rina kitapları olabilir, mafyatik kurgu seviyor ve güçlü başrol karakterler okumak istiyorsanız tam sizlik. Okuyacak herkese bol
Canavarımın KanıRina Kent · Ren Kitap · 2025698 okunma
Sen Kitap Yazma Lütfen
5/10
Bu seri? Direkt No. Yazar ablamız cidden paranın kaynağını bulmuş, demiş yazayım zaten okunuyor araya bolca smut koyayım kitap zaten okunur. Direkt seriyi eleştireceğim bu kitap özelinde bir eleştiri olmayacak. Yazarımız öncelikle hikayesine bir konu ekleyerek yazmıyor, kendine bir trop belirliyor ve öyle yazıyor. 1- abimin arkadaşı 2- arkadaşımın abisi 3- prenses ve koruma 4- fake dating Şimdi bu konuda kızmıyorum yazara okey yani yazabilirsin tabii ki ama insan azıcık bir olay örgüsü ekler dimi? Vallahi yok. Hiçbir kitap akmıyor ve beni kedine çekmiyor çok merak ediyorum kim bu kitapları popüler yaptı. Bu tarz kitaplarda klişelere takılmıyorum gerçekten bakın, tek aradığım yazarın kaleminin akıcı olması ve klişe kurguyu bize okutabilmesi. Zaten kaliteli bir şeyler okumuyoruz bari okurken bu detaylara takılmayalım. Ama yok. Cidden dört kitabın hepsi mi sıkıcı olur? Hepsinin yarısına gelip bıraktım ki ilk yarıya kadar dayanmam bile büyük bir başarıydı. Bakın diyorsanız ki boş zamanım var, klişe kurgu okumak istiyorum. Bunu okumayın. O kadar diyorum, boş zamanınızı bile harcamaya değmez. Tek iyi nokta kaliteli smut okudum. Bunun için de milyon tane başk kitap bulurum zaten. Ablamız bulmuş para kaynağını demiş devam. Başka bir serisi daha var, o da çok sıkıcı. Tıpatıp aynı sıkıcılık. Valla ilk defa bu kadar sevilen bir yazarı ben hiç sevemedim. Okumayın. Kitaplara kalın!!
Çarpık AşkAna Huang · Martı Yayınları · 20234,916 okunma
Adrian 2
8/10
·490 syf.··
2025 22. kitabı
LOG serisindeki bence en iyi kitaptı, çok iyi miydi? Hayır. Ama karakterler ve konu ilerleyişi bakımından bence en güzel kitap God of Wrath oldu. Jeremy Volkov’u zaten biliyoruz, Yalanın Yemini serisinde çocukluğunu okumuştuk artık kendileri büyümüş ve Adrian’ın daha az toksik olan versiyonuna dönüşmüş. Cecily ise Xander ve Kim’in kızları; gümüş saçlı, kot pantolon ve tişörtlerden vazgeçmeyen, psikoloji öğrencisi bir kız. Jeremy de Heathens’ın sarı maskeli adamı, çok anlatmaya gerek yok kendisi gerçekten babasının daha az toksik hali yani başka değişen hiçbir şey yok. Konusu kısaca Cecily, Landon King’e aşık; Landon ise serinin psikopat adamı ve Cecily’nin aşkını kullanarak kendisine ajanlık yapmasını istiyor. Kızımız da kabul ediyor tabii ki. Heathens’ın düzenlediği organizasyona katılıp bilgi toplayacak ancak bir şekilde Jeremy’in dikkatini çekiyor Cecily ve hikayeleri de başlıyor böylece. Zaten önceki iki kitapta ikili arasındaki çekimi görmüştük bu sebeple benim heyecanla beklediğim bir ikiliydi ve ben çift uyumlarına gerçekten bayıldım. Jeremy takıntılı, stalker biri. Cecily’i her yerde takip ediyor, telefonuna kadar hackliyor kızı. Kimi hatırlattı size? Kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri Cecily-Ava dostluğu oldu gerçekten. Silver ve Kim’in kaybettiği yılları sanki bu ikili dolduruyor gibi oldu. Bazen Ava fazla çocuksu davranıyordu gerçekten ama arkadaş olarak çok iyi uyuyorlar birbirlerine. Cecily’nin geçmişte yaşadığı bir travma var, hatta bu sebeple yıllardır elbise giymiyor ve eskiye göre çok daha içine kapanık birine dönüşüyor. Jeremy de tabii ki bu işin peşine düşüyor ve kızımızın psikolojisini bozan travmasını öğrenmek istiyor. Aynı zamanda kitapta sürekli tekrarlanan bir kıskançlık söz konusu ama ilk defa bir kitapta kıskançlık konusunda erkek
God of WrathRina Kent · Blackthorn Books, LLC · 2022133 okunma
Rina Kent klasiği
6/10
·468 syf.··
2025 20. kitabı
LOG serisinin ilk kitabı olan god of malice ile karşı karşıyayız. Bu seri Rina Kent’in en popüler serisi olabilir belki de ve genel hatlarıyla bence çok abartılan bir seri, yazarın tüm kitaplarını okumuş biri olarak fikrim bence mafyatik kitaplarının çok daha başarılı olduğu. Ria Sokolov, Kirill Morozovlar bu seriyi tokatlar. Ama okunmayacak gibi mi? Değil tabii ki. Klasik Dark romance kitaplarıydı hepsi ve şunu söylemeliyim ki son kitap hariç her kitap birbirinin kopyala yapıştırı gibiydi. Kız kaçar, erkek kovalar. Kitaplarda değişen tek şey karakter isimleri oldu gerisi aynıydı. İlk kitap zaten çok sevilen bir kitap değil o yüzden beklentim yoktu başlarken iyi de olmamış asla karşılanamazdı. Killian karakteri kötü karakter yazılmak için yazılmış gibi geldi bana, problematik davranışlara sahip ve sapkın eğilimleri olmuş çocukluğundan beri; bunu da asla inkar etmiyor aksine baya da arkasında olduğu kişinin. Rina’nın kaleminde zaten “Rıza” kelimesi yok heralde. Bu kitapta da oğlanın kızı sürekli bir şeylere zorlaması üzerine ilişkileri başlıyor. Killian için süper kötü biri diyemem ama davranışsal olarak etik bir insan değil ve etik değerleri de zaten çok yok. Gerçekten bir tık garip biri. Glyndon ise benim için hayal kırıklığı bir karakter oldu. King soyundan gelen tek kadın oydu ve soyadının hakkını vermesini isterdim ama içe kapanık ve özgüvensiz bir kızdı. Biraz daha dik duruş beklerdim, zaten Killian’ın kızı bu kadar kolay manipüle etmesinin sebebi buydu. Glyn annesi ve kardeşlerinin başarılı sanat kariyerlerine göre kendini sürekli yetersiz gören ve yeteneğini de hafife alan bir kız. Konusu ise şöyle ki Glyn, üç ay önce tanıştığı ve kendini çok yakın hissettiği bir arkadaşının intiharı ile derinden sarsılıyor ve bir çöküşe giriyor. Bir gece arkadaşının
God of MaliceRina Kent · Blackthorn Books · 0173 okunma