Benim yetiştiğim coğrafyada, çocuk bir yanlış yaptığında, yetişkinler ona kendini kötü hissetmesin diye yardımcı olmaz, "Korkma, bir șey olmaz, hadi git, oyununa devam et.." demez, aksine bir daha yanlış yapmasın(!) diye üstüne gider, ona kendini kötü hissettirmek için ekstra çaba harcarlardı... Bunun işe yarayacağı düșünülürdü.. Çocuk, hatası karşısında
'kendini ne kadar kötü hissederse' o hatayı bir daha tekrar etmez diye inanılırdı..
Kötü hissettirerek iyi davranış beklemek..
Bu inanış bir hayli yaygındı, çocuk terbiyesinin
özünü oluştururdu..