şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar,
ölümleri olur zaferleri,
öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.
en tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir,
aynı tat isteği, iştahı köreltir
onun için, ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin,
hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır.
ne dert gelirse gelsin başıma,
onu gördüğüm kısacık bir anın sevincine,
bil ki bu keder denk olamaz.
kutsal sözlerinle sen bizi bir kez birleştir de
o aşk yutan ölüm, ne yaparsa yapsın bundan böyle,
yeter ki, ona, benim diyebileyim.
JULIET
binlerce kez iyi geceler sana!
(çıkar.)
ROMEO
binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa.
öğrenciler nasıl ayrılırlarsa ders kitaplarından
öyle koşar seven sevdiğine giderken;
okula nasıl canı sıkkın giderse öğrenciler,
öyle ayrılır seven sevdiğinden.
“hiçbir şey istemiyorum. hiçbir şey bana cazip görünmüyor. günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. belki bir müddet sonra can sıkıntısı bile hissedemeyecek kadar büyük bir gevşekliğe düşeceğim.”