Elif Tosun Tur

Elif Tosun Tur
@lessientelrunya2
Matematik Öğretmeni Hacettepe Üniversitesi
39 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·152 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 21:15
Georgi Gospodinov’un Doğal Roman’ını bitirdiğimde, okuduğum hiçbir kitaba benzemediğini fark ettim. Alıştığımız anlamda bir başlangıcı, ortası ve sonu olan bir roman değil. Daha doğrusu, sayısız başlangıcı var ama insan bir türlü kesin bir sona ulaştığını hissedemiyor. Kitap bitiyor ama anlatı sanki devam ediyormuş gibi kalıyor. Roman, olay anlatmaktan çok düşüncelerin, ayrıntıların ve gündelik hayatın en sıradan görünen anlarının peşine düşüyor. Yazar, çoğu zaman görmezden geldiğimiz şeyleri (sinekleri, tuvaletleri, rahatsız edici ayrıntıları) şaşırtıcı bir doğallıkla anlatıyor. Normalde üzerinde durmayacağımız bu detaylar, metnin içinde tuhaf bir şekilde anlam kazanıyor. Doğal Roman, klasik bir hikâye arayanlar için zorlayıcı olabilir ama farklı bir okuma deneyimi yaşamak isteyenler için oldukça özgün.
Doğal RomanGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 2018869 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·152 syf.··
2026 5. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 13:47
Sabahın Üçü, baba–oğul ilişkisini derin ve duygusal bir şekilde ele alan, insanın içini sessizce sızlatan bir kitap. Hikâyede baba ve oğlun yolları, bir hastalık sayesinde kesişiyor; aslında yıllarca kurulamayan bağın kurulması için hayat onlara geç kalmış bir fırsat sunuyor. Toplumun çizdiği sınırlar, suskunluklar ve ertelenmiş duygular yüzünden birbirini tanıma şansı bulamayan bir çocuğun hikâyesi okuru en çok etkileyen yönlerden biri. Kitapta beni en çok sarsan anlardan biri, çocuğun babasının yüzündeki bir detayı ancak çok sonra fark etmesiydi. İnsan, aslında ne kadar çok anı biriktirebilecekken bunun çocukluktan itibaren ertelenmiş olmasının ağırlığını hissediyor. Paylaşılabilecek yılların sessizce kaybolmuş olması, hikâyeye derin bir hüzün katıyor. Yazar, geç kalınmış sevgiyi ve kurulmaya çalışılan bağı sade ama etkileyici bir anlatımla aktarmış. Tam birbirlerini bulmuş, birbirlerini tanımaya başlamışken hikâyenin beklenmedik sonu insanı hazırlıksız yakalıyor. Birbirlerini bu kadar geç bulmuşken bu bağı sürdürememeleri, kitabın en acı tarafıydı. Sabahın Üçü, insanın sevdikleriyle kurduğu ilişkileri ertelemenin ne kadar büyük bir kayıp olabileceğini hatırlatan bir hikaye
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,100 okunma
Puan vermedi·644 syf.··
2026 4. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 11:44
Cennetin Doğusu benim için hem akıcı hem de düşündürücü bir okuma deneyimi oldu. Kitabın başında çok sayıda karakter olması nedeniyle hikâyeye adapte olmakta biraz zorlandım; ancak sayfalar ilerledikçe her karakterin geçmişini, motivasyonlarını ve iç dünyasını tanıdıkça olaylar zihnimde netleşti. Zamanla karakterler yalnızca hikâyenin bir parçası olmaktan çıkıp gerçek insanlar gibi hissettirmeye başladı. Romanın en etkileyici yanı ise insan doğasına dair sorduğu büyük soruydu: İnsan doğuştan mı iyi ya da kötü olur, yoksa yaşadıkları ve yaptığı seçimler mi onu şekillendirir? Steinbeck bu soruya kesin bir cevap vermek yerine okuyucuyu düşünmeye davet ediyor. Özellikle Habil ve Kabil hikâyesine yapılan göndermeler, karakterlerin çatışmalarını daha anlamlı hâle getiriyor ve anlatıya sembolik bir derinlik katıyor. Bu yönüyle kitap yalnızca bir aile hikâyesi değil, aynı zamanda insanın içindeki iyilik ve kötülük mücadelesine dair felsefi bir anlatı sunuyor. Okudukça fark ettim ki romandaki olaylardan çok karakterlerin seçimleri ve bu seçimlerin sonuçları akılda kalıyor. Her karakter kendi sınavını verirken okuyucu da ister istemez kendi hayatını ve kararlarını sorguluyor. Kitabı bitirdikten sonra üzerine okumalar ve izlediğim içerikler hikâyenin alt metnini daha da anlamamı sağladı; özellikle kutsal metinlere yapılan göndermeler hikâyenin neden bu kadar güçlü hissettirdiğini açıklıyor. Sonuç olarak Cennetin Doğusu, yalnızca sürükleyici bir roman değil; insan doğası, özgür irade ve ahlaki seçimler üzerine uzun süre düşündüren bir eser. Hem hikâyesiyle akıcı hem de bıraktığı sorularla kalıcı bir kitap olarak bende iz bıraktı.
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,5bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 23:19
Beni Asla Bırakma’yı bitirdikten sonra içimde tuhaf bir boşluk kaldı. Kitap gerçekten akıcıydı; dili sade ama duygusu derindi. Özellikle ilk yarısında olayların nereye gittiğini tam olarak anlayamıyorsunuz. Ben de yarısına kadar organ bağışı meselesinin tam olarak ne olduğunu kavrayamamıştım. Hailsham’daki (okul atmosferindeki) o sakin, hatta yer yer nostaljik anlatım insanı yanıltıyor. Ancak sayfalar ilerledikçe gerçeğin yavaş yavaş ortaya çıkması insanı hikâyenin içine daha çok çekiyor. Yazarın en etkileyici yanı, büyük trajediyi bağırarak değil, fısıldayarak anlatması. Kathy, Tommy ve Ruth’un sıradan gibi görünen çocukluk anıları, aslında kaderlerinin ne kadar baştan yazılmış olduğunu hissettiren küçük ipuçları taşıyor. Okurken “belki bir çıkış yolu vardır” diye umut ediyorsunuz ama o umut hep yarım kalıyor. Özellikle Kathy ve Tommy için farklı bir son mümkün olabilir miydi diye düşünmeden edemiyorum. Erteleme umudu, onların aşkını kurtarabilir miydi? Yoksa yazar bilinçli olarak bize kaçışsız bir dünya mı göstermek istedi? Belki de kitabın gücü tam da burada: Hayatın her zaman adil olmadığını, bazı sonların değişmediğini yüzümüze sakin bir şekilde çarpıyor. Bence bu roman sadece organ bağışı ya da klonlama üzerine değil; aşk, kader, kabulleniş ve insan olmanın anlamı üzerine yazılmış.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 18:04
Yazarın ölüm temasını sakin, dingin ve yer yer şiirsel bir anlatımla ele almış. Okurken insanı düşünmeye sevk eden, içe dönük bir havası var. Ancak roman boyunca duygu tonunun neredeyse hiç değişmemesi dikkat çekiyor. Anlatım baştan sona aynı melankolik çizgide ilerliyor; belirgin bir gerilim, sürpriz ya da duygusal iniş çıkış pek hissedilmiyor. Bu da yer yer tekrara düşüldüğü izlenimini yaratabiliyor. Konu güçlü olmasına rağmen, olay örgüsünde daha fazla hareket ya da farklı duygu geçişleri olsaydı etki daha derin olabilirdi. Genel olarak atmosferi ve fikri güzel; fakat biraz tekdüze diyebilirim.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma