Herkesin kıldığı namazdan alacağı hisse, Allah’tan ne oranda korkuyor, huşû ne orandadır ve Allah’a karşı saygısı nedir, buna göre değerlendirilecektir. Çünkü Allah’ın bakacağı yer, insanların kalbleri/gönülleridir.
Hz. Âişe (r.a.) şöyle demiştir:
“Rasûlüllah (s.a.v.) bizimle konuşurdu, biz de kendisiyle konuşurduk. Ancak namaz vakti girince, sanki o bizi tanımazdı, biz de onu tanımazdık.”
Eğer bir kimse herhangi bir şeyi seviyorsa, o şeyi çok çok anar. Dolayısıyla sevgiliyi çokça anmanın sonucu, sevgisi de ister istemez gönle yerleşir. Yerleşince de gönül hep onunla meşgul olur.