Hilal Zümra

Reklam
"Beni mi takip ettin?" "Doğum günün..." Sertçe yutkundum. "Kutlu olsun?"
Alıntı
Hilal Zümra
Bakışlarımı istemsizce duvardaki saate çevirdim. On ikiye sadece bir-iki dakika kalmıştı, sonra 5 Kasım'a girecektik. Kaan etrafı süzüp Pamir'e son bir bakış attıktan sonra a o sıkışmak istedikleri yere açıldığını tahmin ettiğin tuktan sonra dışarıya çıktı. Kapı ardından kapanırken Pamir de üzerindeki tişörtü sıyırıyordu. Koyu mavi tişörtü çıkartıp dolabın önüne doğru attığında hafifçe geri sıçradım. Bakışlarımı tekrar ona çevirdimde, kenarda yeni fark ettiğim mini buz dolabından bir şişe su çıkartmış kafasına dikiyordu. Suyu kenara bırakmasıyla eli pantolonunun düğmesine gitti. Gözlerim dehşetle açılırken göz kapaklarımı zorlayarak gözlerimi sımsıkı yumdum ve ne zaman ağzıma dayadığımı bilmediğim elimi geri çektim. "Artık çıkıcak misin yoksa manzarayı izlemeye devam mı edeceksin?" Adımlarını dolaba doğru atıp iki kapağını da sertçe kendine doğru çekerek açtığında, titreyen ve ağrıyan bacaklarımı zorlayarak ayağa kalktım. Beni süzen bakışları gözlerimde durduğunda, "Beni mi takip ettin?" dedi her kelimenin üzerinde sertçe durarak. Gözlerimi ondan çekip başka bir şeye odaklamaya çalıştım. Olmuyordu, bu sefer hislerimi zincirli kapılar ardına kilitleyemiyordum sanki. Bu yüzden gözlerim tam on ikiyi vuran saatte takılı kaldı ve çaresizce mırıldandım. "Doğum günün..." Sertçe yutkundum. "Kutlu olsun?"
Çünkü ben geceydim ve ayın bile hep en karanlık hâliydim.
Hilal Zümra
🌑