ama insan kendini ev sahibi olarak görmedikten sonra yüzlerce evin tapusunda ismi yazsa neye yarar? otelleri sevdim. kiralık odaları. terk edilmiş binaları. tabanı yüksek evleri... ben misafir olmayı seçtim.
Ben hayata değil, ölüme inandım." hayat yok ama ölüm var! " dedim kendime. ve boşalmanın, seks ne kadar uzun sürerse o kadar zevkli olduğunu düşünerek, hayat ne kadar sürerse ölümünde o kadar muhteşem olacağına inandım. ve elimden geldiğince hayatla sevişmemi uzatmaya çalışıyorum. tek kurtuluşum bu.