ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan. kendimi bilmeyi bıraktım. ölümü bilmek ve anlayabilmek bile daha kolay. yanıtı olmayan bir soru olarak geldim dünyaya. ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum.
ve zamanla içimde büyüyen en büyük korku belli bir gruba dahil olmaktı. benim birkaç müzik grubum vardı. ben onlara dahildim. gitar çalıp şarkı söylerdim. ancak sayıca kalabalık bir teşkilatın üyesi olmak utanç verici geliyordu bana.
ve bütün dünyanın aynılaştığı gün bile ortalıkta gezinen benim gibi adamlar olacak. bozmak için bütün makineleri. soymak için bütün bankaları. kimyevi maddeler yerine şarabı tercih etmek için orada olacaklar.
ahlak çoğunluğun görüşüdür, toplumsal sözleşmedir, derler. ve geceleri o çoğunluk yoktur. ve o sözleşmenin altına bastıkları parmaklarını çok daha başka işlerde kullanırlar.