Hayır efendim, kimse bilgisayarların içsel çekişmelerini, el yordamıyla bulmaya çalıştıkları sorularını yahut varoluşsal ikilemlerini umursamıyor. Şimdi, doğruya doğru, zalim kaderin talimatlarına uymanın düşüncede asil bir davranış olup olmadığını hangi bilgisayar sorgulamamıştır ki?
Salonun içindeki bir hoparlörden kimi zümreler içinde çok popüler olan bir şarkı çalıyordu. Sözleri şöyle başlıyordu: "Açsan sanatta başarıya, takım taklavat dışarıya! Eleştirmenler ne diyor: İster fallus ister vulva, kızacak halimiz yok ya!"
"Zihinsel bir salgını durduramazsın. Kişiden kişiye sıçrayarak, uçsuz bucaksız mesafeleri aşar. Son derecede bulaşıcıdır. İnsanın en savunmasız yönüne, benzeri hastalıkların kalıntılarını koyduğumuz yere saldırır. Böyle bir şeyi kim durdurabilir ki?"