Puan vermedi·1062 syf.··
2026 8. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:48
Kitabın ismi Anna Karenina ama sürekli Levinden bahsediliyor hikayesi de çok sıkıcı kendi içinde düşünceleri olabilir ama beni bağlamaz baya sıkıldım dünyanın en sıradan hayatını falan yaşıyorlar okumanın bi olayı yokmuş gibi hissediyorsunuz bir de levin başrol değil ama Annadan çok ondan bahsediliyor bence. okuduğum başka hiç bir kitapta böyle bir şey görmemiştim sadece annanın hikayesini okusaydık daha güzel bir kitap olurdu bu haliyle bir daha dönüp okumak isteyeceğim bir şey kesinlikle değil.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
8/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:46
Herkese merhaba Primo Levi’nin Boğulanlar Kurtulanlar kitabını bitirdim. Bununla ilgili hemen kısaca bir şeyler yazmak istiyorum. Primo Levi’nin anlattığı şeyler “tarihten bir kesit” gibi değil de, sanki insanlığın sınırına yazılmış bir rapor gibi geliyor. Okudukça şunu fark ettim: orada mesele sadece hayatta kalmak değil, hayatta kalmanın bile başlı başına ahlaki bir yük haline gelmesi. Kitabı kapattığımda aklımda kalan en güçlü şey şu oldu: Kurtulmak her zaman “başarı” değil, bazen sadece şans. Ve bu şansın içinde suçluluk, kırılma ve açıklaması zor bir ağırlık var. İnsan zihni bununla nasıl baş eder, emin değilim. Okuması kolay bir kitap değil, ama zor olmasının nedeni dili değil; anlattığı şeyin kendisi. Bitirdikten sonra hemen unutulacak türden de değil, biraz sende kalıyor, zamanla ağırlaşıyor. Kitapla kalın
Boğulanlar KurtulanlarPrimo Levi · Can Yayınları · 1996188 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·
Bir zamanlar kalbini kıran çocukluk arkadaşın yıllar sonra çıkıp senden sahte sevgilisi olmanı isterse ne yaparsın? Daisy’nin hikâyesi; papatya yaprakları kadar narin, yıllarca saklanan duygular kadar acıtan ve ikinci şansların bazen ilk aşktan bile daha güçlü olabileceğini anlatan sıcacık bir romantik komedi. Kitabın en sevilen tarafı arkadaştan aşka, sahte sevgililik temasıydı. Daisy, çocukluk arkadaşı Levi’yi sevmekten hiç vazgeçmedi. Onu kaybettiğini düşündüğü gün kalbini de geride bıraktı. Yıllar sonra Levi yeniden karşısına çıktığında ise yanında tek bir istek vardı: Sahte sevgili olmak. Ama sorun şu ki… Daisy’nin hisleri hiçbir zaman sahte olmadı. Papatya yaprakları arasında filizlenen bu hikâye; kırık kalplerin, yarım kalmış duyguların ve zamanın bile silemediği bir aşkın hikâyesi. Her sayfasında “Ya doğru kişi yanlış zamanda karşına çıktıysa?” sorusunu hissettiriyor. Bazı insanlar hayatından çıkar; ama kalbinden asla çıkmaz. Daisy ve Levi’nin hikâyesi tam da bunun kanıtı.
Papatyalar ArasındaLiana Cincotti · Martı Yayınları · 202648 okunma
Anna,toplumun ikiyüzlülüğünün kurbanı mı?
10/10
·650 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 19:53
Lev Tolstoy’un Anna Karenina’sını her düşündüğümde Tolstoy un zekasına saygı duyuyorum.Çünkü XIX. yüzyıl Rus toplumunun bir portresini değil, insan ruhunun en kuytu köşelerini aynada görüyormuş gibi hissediyorum. Benim için bu eser, sadece trajik bir aşk hikayesi değil; dürüstlük, toplumsal ikiyüzlülük ve mutluluğun doğası üzerine yazılmış muazzam bir iç gözlem gücüdür. Kitabı okurken zihnimde en çok yer eden ve beni sarsan temaları kendi penceremden şöyle ifade edebilirim: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir." Kitap giriş cümlesiyle gönüllere taht kuruyor... Tolstoy eserine İncil'den ''Öç benimdir karşılığını ben vereceğim'' ayetiyle başlar..Levin ve Kiti ikilisi, Stephan Dolli ikilisi ve Anna Karenina Vronski'den bahsedilmektedir 19.yüzyıl Rus sosyetesi göz önündedir.Eserde toplum, köylü, ziraat sorunları, insan psikolojisi, kapitalizm, din, evlilikler, aldatmak ve toplumdaki mantığa sığmayan dayatmalar,çürüme gözler önüne serilmiştir.Çok önce bitmiş evlilikler sırf toplum baskısı ve zorunlu din kuralları adına devam ettirilmesinin meydana çıkardığı sorunlara Anna ve Aleksey Aleksandroviç karakterleri üzerinden anlatmıştır Tolstoy. Tema incemesine gelirsek ,her karakterin yeni bir anlam arayışı ve üstünde düşünülmüş manalar içerdiğini görürürüz.Anna’nın Vronski’ye olan tutkusunu ve her şeyi göze alarak bağlarını koparmasını okurken içimde iki farklı sesin çatıştığını hissettim. Bir yanım Anna’nın sahte, sevgisiz ve mekanik evliliğinden kaçıp gerçek bir duygunun peşinden gitmesini büyük bir cesaret olarak gördü. Diğer yanım ise onun bu kararının getirdiği yıkımı, özellikle oğlundan koparıldığı sahnelerdeki o derin çaresizliği acıyla izledi.Beni en çok öfkelendiren, o dönem yüksek sosyetesinin ahlak anlayışı oldu.
Anna KareninaLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 201655,7bin okunma
Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
spoiler içerir. bu kitapta ilişkiler ve evliliklerin yanında dönemin rusyasını okuduğumuz söylenebilir. dürüst olmak gerekirse, son sözde de bahsedildiği gibi rusça bilmeyen okurlar ve dönemin rusyasına özel bi ilgi duymayan okurlar için bu kısım oldukça sıkıcı ve boğucu. en azından benim için öyleydi diyebilirim. çünkü anna karenina’yı bitirmem 6-7 ayı buldu diyebilirim. kitapta birçok aşk üçgeniyle karşılaşıyoruz. ana karakterimiz anna’nın kocasını, oğlunu geride bırakıp vronski’ye aşık olmasını ve bu aşkın peşinden gitmesini görüyoruz. bunun yanında arkada başta levin ve kiti’nin ilişkisi olmak üzere başka ilişkiler de görüyoruz. aslında yazar bize iki ilişkiyi de aynı anda yaşayarak gözlemleme fırsatı veriyor. anna ve vronski’nin tutkulu aşklarına karşılık levin ve kiti’nin daha dengeli bir ilişki yaşadığını görüyoruz. ilk olarak kitabın ilk yüz sayfası ve son yüz sayfasında kitaba ismini veren anna karenina’nın olmaması çok ilginç. en azından anna’nın trajik ölümünün ardından kitabın geri kalanında, anna’nın gidişine dair bir şeyler söylenmesini, gidişinin etkisini belki tutulan yası görmek istedim. ama sanki bu isteğe bilerek karşı konulmuş ve birkaç yer dışında anna’dan hiç söz edilmemişti. bu bende şunu hissettirdi, kendi acılarımız, yaşantımız bizim için merkez olsa dahi geri kalan insanlar için hayat devam ediyor, onlar için yaşantımız varlığımız hatta söz konusu yokluğumuz bile “o kadar da” mühim değil. bu ne kadar rahatsız edici hissettirse de, bence, bi o kadar da özgürleştirici. ayrıca kitapta daha iyi ve sağlıklı olduğunu görmeye meyilli olduğumuz levin ve kiti ilişkisinde dahi, eksik olan bir şeyler var. kimse beyaz değil . tam tersi olarak kocasını aldatan oğlunu terk eden anna dahi, siyah gelemiyor gözümüze. kağıt üstünde bakıldığında ahlaken
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 104. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00
Papatyalar Arasında ~ Liana Cincotti En yakın arkadaş mı? Çizelim üstünü. Peki ilk aşk? Onun da üzerini çizelim. Ama sahte erkek arkadaş? Kesinlikle evet! Kitaba dair heyecanım tam olarak kapaktaki bu detaya ait. Daisy ve geçmişteki bir anla başlıyoruz. En yakın arkadaşı, çocukluk arkadaşı olan Levi ile lisede yaşadığı bir olay ve bir kalp kırıklığı var. Sadece arkadaş değillerdi çünkü kızımızın ona duyduğu bir aşk vardı. Dört yıl boyunca görmediği Levi şimdi bir barda karşısına çıkıyor. Ve sahte sevgililik teklifi mi? İstediği bir iş için eski sevgilisinin annesini bazı konularda ikna etmesi gerekiyordu. Mesela odağının işte olacağına ve birinin onu buraya bağlayacağına inanması gerekiyordu. Levi’nin kız kardeşinin düğünü için sevgilisi olarak yanında olmasını istiyor. Hayır diyemeyen Daniella, yani Levi’nin söylediği ismiyle Daisy, bu sahte ilişki içinde savrulmaya çok hazır. Aşamadığı duygular, sahte yakınlaşmalar ve bir şeyler paylaşmayı çok istediği Levi! Başta Levi’den hiç hoşlanmadığımı itiraf etmem gerekiyor. Çok kararsız ve ne hissettiğini yansıtamıyor gibi hissettim ama kitabın ikinci yarısında bana kendini kanıtladı. Daisy bebeğim, ona kocaman sarılmak istedim. Bazen küçük bir kız, bazen yetişkin bir genç kadındı; çok ama çok sevdim. Özellikle Levi’nin ailesine, tüm kardeşlerine bayıldım! Bence tüm bu düğün planları inanılmaz eğlenceliydi. Özellikle ikizler harikaydı! Daniella’nın kariyeri için attığı adımlar, duygularını ifade ediş şekli kalbime çok dokundu. Levi sonlara doğru kalbimi fazlasıyla çalan hamleler yaptı ve çok sevdim. Sayfalar ilerledikçe birbirlerini yapboz gibi tamamlayan karakterler olduklarını fark etmek çok özeldi. Arkadaş taktiklerini çok sevdim bu arada. Az kaos, çok duygu ve akıp giden bir kitaptı. Şans vermelisiniz. "Beni bütünüyle
Papatyalar ArasındaLiana Cincotti · Martı Yayınları · 202648 okunma