Cezalar: bir yerde haksızlık görünür toplumun gözüne, kesin olan, "ceza" ve "cezalandırmak-gerek" düşüncesinin topluma acı verdiği, onu korkuttuğudur. "Onu zararsız kılmak yetmez mi? Daha niye cezalandırmalı? Cezalandırmanın kendisi korkunç!"
Sonunda şimdi nasılsa ve her zaman nasıl olduysa öyle olacaktır: büyük şeyler büyükler içindir, uçurumlar derinler için, narinlikler ve ürperti hassaslar için, ve genel olarak ve kısaca, nadir olan ne varsa enderler içindir.
Her derin tinin bir maskeye ihtiyacı vardır: dahası, her derin tinin etrafında bir maske sürekli büyür, onun her sözcüğünün, her adımının, verdiği her yaşam işaretinin sürekli yanlış, yani yüzeysel yorumlanışı sayesinde.
En iyisi çekilin kenara! Kaybolun ortadan! Sizi tanımasınlar diye takın maskelerinizi ve inceliğinizi! Ya da biraz korksunlar diye! Bahçeyi de unutmayın sakın, altın parmaklı bahçeyi! Etrafınızda da insanlar bulunsun, birer bahçe gibileri, -ya da akşam vaktinde, gün çoktan bir anıya dönüştüğünde suların üstündeki müzik gibileri: - iyi yalnızlığı seçin, özgür, bile isteye, hafif yalnızlığı, size de herhangi bir anlamda hâlâ iyi kalma hakkı veren!