"Erich Fromm diyor ki; “Önemli olan sözler değil davranışlardır. Sevdiğini söyleyen birisi yerine, sevgisini gösteren birisine inanın.” Bu böyledir. Birisine seviyorum demek ve bunu hissettirebilmek ayrı şeyler. Tam da bu yüzden davranışa yansımayan hiçbir şey gerçek değildir."
Okumaya başlayıp bağlanamadan bıraktığım ve beş yıl sonra şans verdiğim bir kitaptı. Eğer kitabın ilk sayfalarını sıkıcı ve bağımsız bulursanız bırakmayın elinizden. Kitabı şimdi bitirdim ve tüylerim diken diken oldu.
Kitabın heyecanını kaçırmadan inceleme yazmak istiyorum.
Orhan Pamuk’un kitaptaki olay örgülerini anlatması ve bazı sırları açığa çıkarma sırası muazzam. Sanıyorum ki kitabın en sevdiğim yanı bu oldu. Bunun yanı sıra karakterlerin üstüne biraz daha eğilim olmasını bekledim. Ama yazar olay örgüsü ile bizi şaşırtacağından emin olmalı ki kişilik ayrıntılarına girmemiş.
Ve son olarak, kitabın son sayfaları sanki yeni bir hikayenin başlangıcıymış gibi okuyucuya lanse ediliyor. Döngü böylece başlıyor ya da bitiyor mu demeliydim?