“Sana vurduğum için özür dilerim,” dedi Clary.
Jace şarkı söylemeyi bıraktı. “Alec’e degil de bana vurduğun için sevinmelisin. Sana karşılık verirdi.”
“Bu fırsatı yakalamak için sabırsızlanıyor gibi görünüyor,” dedi Clary.
Gölge Avcıları dünyasının giriş kitabı, Kemikler Şehri. Ölümcül Oyuncaklar serisinin ilk kitabı. Bu kitapta, ana karakterlerimizle tanışıyoruz. Kitapta adı geçen ilk karakterler elbette Clary ve Simon.
İlk bölümün adı Pandemonium ve bu ileride Cehennem Makineleri serisinde de karşımıza çıkacak bir kulübün adı.
Simon ve Clary, Pandemonium adlı gece kulübüne giderler. Clary bu kulüpte Jace, Alec ve Isabelle’i bir iblisi katlederken görür ve bu şekilde Gölge Avcıları ile tanışmış olur. Clary için bu tanışma aslında hayatını tamamen değiştirecektir.
Buradan sonrası spoiler içermektedir!
Bu kitaptaki Clary’i pek fazla sevmiyorum çünkü gerçekten pek sevilesi bir genç kız sayılmaz, ergenliğine yaraşır biçimde davranıyor. Olur olmadık yerlerde Jace’in ne kadar yakışıklı olduğu hakkında düşünmesi, kendi hayatına fazla odaklanarak ayrıntıları kaçırması, düşünmeden harekete geçmesi pek sevdiğim özellikleri değil. Yine de, 16 yaşında hayatının “gerçek” hayatı olmadığını öğrenen ergen bir kızdan daha fazlasını bekliyor muydum? Elbette hayır. Kendisini merkezde görmesi de oldukça normal ki olayların hakikaten de merkezdinde. Tabii tüm bunlar onu sevilesi biri yapmıyor. Simon da, Clary’e olan duygularının kendisini fazlasıyla ele geçirmesine izin veriyor ve Clary hayatının en zor zamanlarını yaşarken açıkçası onun işini epey zorlaştırıyor. Jace’e sinir olduğum o kadar çok nokta var ki! Bu kitapta beni deli ediyor. Bir parabatai olarak yeterince başarılı olduğunu ve bu işi ciddiye aldığını düşünmüyorum. İlk defa aşkı tatması, Clary’e olan düşkünlüğünü oldukça anlayabiliyorum fakat Alec’in duygularını ve ne durumda olduğunu daha fazla önemsemeliydi. Sayfa 406’da Clary’e kurduğu cümle: “Alec’in her zamanki gibi davranmadığını biliyorum, biliyordum. Bir terslik olduğunu biliyordum. Ama