Fakat içimizde, bizim "ahlak" tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir "hesabi" tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu.
Belki akıllanır, ömürlerini bir düğüne dönüştürerek mutluluk içinde yaşarlar. Belki gelecek kuşaklara acıyı değil sevinci, gözyaşını değil gülümsemeyi, kini değil sevgiyi, ölümü değil yaşamı kalıt bırakırlar. Belki...
"Bir sürü insan sürmekte olan savaşın farkında bile değil. Ancak oğullarını, eşlerini, kardeşlerini kaybedenler, bir de savaşanlar her şeyin farkında. Kar kış, yağmur çamur demeden her kovuğu, her ağaç arkası, her çukuru pusu kokan o dağlarda, ovalarda, dere boylarında dolaşanlar... Sakat kalanlar, aklını yitirenler, sağ ama yüreğinde acıyla dönenler, işte onlar hiçbir zaman unutmayacak yaşananları."