Bu zamana kadar ki en iyi aşk itirafı
" Bunu demek ne kadar doğru bilmiyorum am-" " insanlık kelimesinin sadece et parçasına uyan insanların oluşturduğu etik kurallar umrumda değil leydim..." " Uğursuz topraklar kadar kasvetli gözlerin benim aidiyetim oldu Prens..."
Kendi yazdıklarımdan alıntılar iletisi
𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟 Odaya sızan ay ışığı simsiyah zırhına çarparken, Karanlıklar Kralı aniden durakladı. Prensesin gözlerinde parıldayan yıldızlar, ona asırlardır hissetmediği, adını bile unuttuğu bir şefkati hatırlatmıştı. 𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟 Gözlerini gözlerimden ayırmıyordu. Sustum. Ama içimdeki şehir onun adıyla çalkalanıyordu: “Sen İstanbul gibisin, Leyla," dedim içimden. “Bazen ısıtır, bazen üşütürsün. Bazen bir çocuk gibi güldürür, bazen bir sonbahar gibi hüzünlendirirsin. Bazen öyle bir aşık edersin ki, deli eder bu adamı senin sevdan..." Çay bardağını tutan parmaklarına baktım. “Sen İstanbul gibisin, Leyla. Hayatım, her şeyim, can parem... Güzel gözlüm, sen benim bu dünyada ait olduğum tek yersin.” 𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟 “Karanfilin gölgesiydi belki de…Kendisi değil, ardında bıraktığı izdi beni yaşatan.Çünkü bazı şeyler ışıkta değil,gölgesinde gerçek olur.” 𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟 “Ne yani? Şiirler beste mi oluyor? Ne lüzumsuz şeymiş bu!” “Öyle demeyin azizim. Şiir nedir bilmeyen vasıfsızlar bile, bestelenince kalplerine dokunduğunu fark ediyor.” 𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟 “Bana büyük şeyler vermedi; ama küçük şeyleri büyük yaptı.” 𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟 “İnsan bazen birini değil, onunla olduğu hâlini özler.” 𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟 “İnsanların gözleri vardır. Bir de Leyla’nın gözleri vardı. Işığa bakınca rengi değişirdi. Ben hangisinin gerçek olduğunu hiç öğrenemedim.” 𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"güneş ışınında oturduğunu gördüm hayallerimin ortasında oh benim hayali leydim seni seviyorum,,,"
Müzik
Marki! 2022/pt-2
- Ne işiniz var burada? - il y a un prodige - Seni anlamaya zamanım yok. - Hayata neresinden bakarsanız bakın, hayal gücünüz yetmiyorsa tekte kalıyorsunuz.. - Neden takip ettiniz? - Yüreğimi ısıttın, yukarı sırasıyla ama sen alev değil de bir çiçeksin. Çiçeklerle uzun uzun konuşulur öyle değil mi? - Çıkın dışarı, bana engel oluyorsunuz. - Büyümenin cehennemine hiç uğramak isteme. Kişisel karşılık değil, tesadüf ve önlem. Ama oturup kalkma da, burası bu kadar. Sadece otur-kalkla büyüyen kişi istediğinde yürüyebileceğini hatta koşacağını bile unutur. Asıl cehennemse o zamanlardır ve dünya bir ormandır; her çeşit hayvan vardır ve üzgünüm hayvanlara bu yakıştırmayı yaptığım için. Sadece bir örnek. - Buraları bilir gibi konuşuyorsunuz ve ayrıca benim ormanım sandığınız gibi değil. - Nasıl? - Sakin, kavurucu sıcakta sığındığın ağaç altında yüzünü okşayan ılık rüzgar gibi, bazense.. - Sustun. - Beni yargılarsınız diye. - Burada seni yargılayacak kimse yok. Mektuplarınla birlikteyken ve burada tek başına olduğun vakitlerde nasılsan, sessiz, çaresiz ya da çok arzulu yahut şımarık ve uyuşuk. Şimdi, sen her ne isen bana onu ol. Senden bunu istiyorum. - Çok beklersiniz öyleyse. - Ama hoşuna gidiyor. - Bu kadarı da fazla! - Konuşmanızı buyuruyorum öyleyse, sonuçta ben bir askerim. - Beni takip edip, evime kadar girip utanmadan bir de itaat etmemi mi söylüyorsunuz? Siz nereden geldiniz bilmiyorum ama sizin bilmeniz gereken bir şey var, burada hiçbir rütbe bana işlemez. - Sana bayıldığım kaçınılmaz olduğu için, benimle her yerde olacağına söz verebilirim; doğuşlarını, patlayışlarını ve sönüşlerini merak ediyorum. Hep böyle misindir sen? Evren öyle büyüleyici ki, ben de bu kargaşadan bir nasip alıyorum herkes gibi.. Ve suç bende değil, beni buraya sürükleyen çıkmazda. Görkemli
Çığlık
Bugün Damla N. Archeron'un imzasındaydım. Ben biraz çekingen yaklaştım yanına çünkü içe dönük birisiyim. O da "Kıyamam çegingen çegingen geliyo" gibi bir şey söyledi. Bende "Evet bu benim ilk imzam" dedim. Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş Öyküler'i imzalarken ne yazmış biliyor musunuz? ~kocaman sevgilerimle, ilk imzanız olmak benim için bir onurdur, leydim ♡ ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA AĞLIYORUM SAĞOL HOBBİT KIZI
Sen nesin be...
" Bakma bana öyle." " Nasıl bakıyormuşum?" " Özlemiş gibi. Seviyormuş gibi. Benden başkasını görmüyormuş gibi. Yanlış gibi... Hemde çok..." " O zaman çok doğru bakıyormuşum Ellie... Benden sana nefretle bakmamı isteyemezsin. Ben herkese baktığım gibi sana bakamam." " Prens..." " Bana öyle seslenme leydim. Çünkü senin yanında sana düşman olan bir ailenin ünvanına sahip olmak istemiyorum. Ve sen, bana öyle şeyler yapıyorsun ki senin yanında değil bir prens aklı başında bile olamıyorum."