Hazin bir hayat yaşamak başka, yaşamının tekrar tekrar yanlış biçimde anlatıldığına, beceriksizce kuşatan kuşağa aktarıldığına tanıklık etmek bambaşka bir eziyet.
Fakat tarihi kazananlar yazar. Ya da daha basit bir ifadeyle tarih, erkekler tarafından yazılır. İnsanlar bunu da unutuyor ve benim hikayem işte sırf bu yüzden tümüyle 'benim' hikayem olmadı. Hikayemin yeniden anlatımında benim sesim hiçbir zaman yer bulamamışken nasıl benim hikayem olabilir?