"Güç her türlü lanetlidir," dedim "Aramızdaki en korkunç yaratıklar ona sahip olmak için ne olsa yapar, gücü en iyi şekilde kullanabilecek kişiler ise buna mecburen sahip olur. Ama bu sonsuza dek sorumluluklardan kaçabilecekleri anlamına gelmez."
ᴀʀᴛᴇᴍɪs
"Ay'da büyüdüysen, karanlık bir tarafının olması kaçınılmazdır."
Marslı kitabının da yazarı olan Andy Weir'ın kaleminden çıkan Artemis, Goodreads'ta 2017'nin en iyi bilimkurgu kitabı seçilmiş. Bence hak etmiş de.
Artemis, adını Yunan mitolojisindeki ay tanrıçası Artemis'ten alan bir ay kolonisi/şehri. Kitap 2080 yılında geçiyor. İnsanlar nihayet Dünya dışı bir gezegene şehir kurmuş. Ama insan yine insan. Burada bile bir sınıflaşma, sosyal katmanlaşma var. başkarakterimiz Jasmine "Jazz" Bashara da alt sınıftan biri olarak yaşıyor. Ufak bir kapsülde yatıp kalkan ve kargoculuk yapan Suud kökenli Jazz kısa boylu, kurnaz, biraz da serseri bir kız. Artemis'te kendine daha iyi bir yaşam edinmek için çabalayan Jazz gizlice kaçakçılık da yapmak durumunda. Ve bir gün kendisine reddedemeyeceği illegal bir iş teklifi gelir. Bu noktadan sonra asıl macera başlar: Jazz kendini bütün Artemis'in kaderini etkileyecek bir tehlikenin ortasında bulur.
Öncelikle bilimkurgu temasına pek alışık ve düşkün olmasam da Andy Weir bu konuda oldukça yaratıcı ve zevkli bir tarza sahip. Size yazdığı geleceğin, kurguladığı o Artemis şehrinin detaylarını anlatıyor. Ayrıca karakterlerin mizahi bir yönü de var ve bu da kitabı eğlenceli kılıyor. Bana kalırsa en zevkli kısım ayda kurulmuş bu şehri tanımaktı. Farklı alanlarda sistemlerin nasıl işlediğini, zenginlerin yine yaşadıkları gezegenin tadını çıkarırken alt tabaka insanların hayatta kalmakla uğraştığı bu kurguyu okurken sıkılacağınızı sanmıyorum. Jazz'den bahsedecek olursak... Pek alışılmış bir kadın karakter değil. Toplumda daha çok erkeklere atfedilen "rahat" tavırları kendisinde görmek mümkün. Yazar erkek diye mi böyle yoksa kasten mi böyle yazıldı emin değilim ama genel olarak kaçakçı bir kızda saçma durmayan tavırları var. Andy Weir
Barışla paslanmış ellerine eski mızraklarını alıp
Kullanmak zorunda hissettiler kendilerini
Bastırmak için sizin uğursuz kininizi.
Bir daha bozarsanız sokaklarımızın barışını siz
Bunun bedelini canlarınızla ödeyeceksiniz!
Kadınlar bu gibi taleplerle kapımı çalarlardı. Bu ilk kez olmuyordu ama o kadınlar gözyaşlarını boğulup yalvararak, rica ederek onlara yardımcı olmamı istemişlerdi. Karşımdaki kadında ise erkeksi bir kararlılık hakimdi. Daha en başından onun benden güçlü olduğunu hissetmiştim, muhtemelen benden istediğini alabileceğini. Odada şeytani bir şey varsa benim içimdeydi, benim içimdeki adamda... İçimde kadına karşı bir isyan, bir öfke doğmuştu. Onun bir düşman olduğunu sezmiştim.