Kᴀғᴇꜱ (Bɪʀᴅʙᴏx)
"Sakın gözlerini açma."
Kafes; 2014 yılında kıyamet sonrası temasıyla, Amerikalı yazar ve şarkıcı Josh Malerman'ın ilk romanı olarak karşımıza çıkıyor.
Benim okuduğum ilk korku romanıydı ve korku türünü hiç sevmememe rağmen Kafes'e bayılmıştım. İki gün içinde bitirmiştim ve okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğuna kanaat getirmiştim. Hâlâ daha bu fikirdeyim. Okuyucuyu sayfalar arasında öyle iyi sürüklüyor ki, gerilimi o kadar iyi hissediyorsunuz ki tırnaklarınızı kemiresiniz geliyor.
Konusuna gelecek olursak: Bütün Dünya'da ansızın yayılan bir "şey" onu gören herkesi delirtiyor. Bu "şey" her ne ise onu gördükten saniyeler sonra aklınızı kaybedip çevrenize saldırıyor ve kendinizi ö*ldürene dek durmuyorsunuz. Tam da bu "şey"in ortaya çıktığı zamanlarda Malorie adındaki genç başkarakterimiz hamile ve bekar bir kadın olarak ablasıyla yaşıyor. Çocuğun babasını bilmiyoruz, bildiğimiz tek şey Malorie'nin bu kıyamette hamile haliyle çok zor bir hayatta kalma mücadelesi vereceği. İnsanlar hızla ölürken etrafta dolaşan "şey"den korunmanın tek bir yolu var: Gözlerini kapatmak. Şimdi soracaksınız ne bu "şey" diye. Aslında bunu da bilmiyoruz. İşte kitabı diğer pekçok korku kitabından ayıran en büyük özelliği bu:
Burada ne kanla ne aniden önünüze çıkan yaratıklarla korkuyorsunuz. Burada sizi korkutan unsur koca bir belirsizlik. Ve bana kalırsa hiçbir şey belirsizlikten daha gerici, daha korkunç olamaz. O belirsizlik hissi sizi adeta bir kafese sıkıştırıyor ve çaresizliği dibine kadar hissettiriyor.
Sonuçta insan bildiğinden değil, bilmediğinden korkar.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen ustalıkla yazmış olduğu Kafes, bir solukta okuyacağınız gerilim dolu bir kitap.
2018'de çıkan filmini izlemiş biri olarak söylüyorum: Kitabı varken filmiyle vakit
Yumruklarımı sıkarak masadan kalktım ama iki odalı kulübede kaçacak yer yoktu. Masanın kenarındaki soluk yüksükotu resmine baktım. Dış çiçekler çoktan ufalanmış ve silikleşmiş, sapın alt bölümü tamamen silinmişti. Birkaç yıl içinde tümüyle kaybolup gidecekti. Burada bir resim olduğuna dair hiçbir iz kalmayacaktı. Burada benim yaşadığıma dair hiçbir iz kalmayacaktı.