Yumruklarımı sıkarak masadan kalktım ama iki odalı kulübede kaçacak yer yoktu. Masanın kenarındaki soluk yüksükotu resmine baktım. Dış çiçekler çoktan ufalanmış ve silikleşmiş, sapın alt bölümü tamamen silinmişti. Birkaç yıl içinde tümüyle kaybolup gidecekti. Burada bir resim olduğuna dair hiçbir iz kalmayacaktı. Burada benim yaşadığıma dair hiçbir iz kalmayacaktı.