Aslında düşmandan vazgeçip dost aranmalıydı. Zira insanın yeryüzünde tek başına yaşamıyor oluşu, kainatın birlikteliği önermiş olması anlamına geliyordu. Dostluğun oluşabilmesi için ise bir tutkala ihtiyaç vardı: Erdem. Çünkü dostluğu doğuran da yaşatan da erdemdi. Her ne kadar dostluklar beraberlerinde bazı yararları getiriyorsa da dostlukları doğuran çıkar kaygısı olamazdı. Zira Cicero'ya göre iyilik faizle işletilecek bir mal değildi ve bizi cömertliğe sevk eden fıtratımızdı. İşte erdemle donanmış bu tabiat, çıkar olmasa da dostlukları ölümsüz kılıyordu ve bize erdemden daha yakın bir şey yoktu. Cicero böyle dostlar için, ''Gözlerini nereye çevirsen, onu orada hazır bulursun,'' diyordu.
Dümdüz bir caddede son derece hızlı gidilirken birdenbire karşınıza hiç haberiniz olmadan korkunç bir viraj çıkıyor. Uçuruma yuvarlanmadan bu dönemeci ustaca kıvrılacaksınız. Bir anda içine düştüğünüz duyguyu düşünebiliyor musunuz?Bir boğulma gibi bir histir ilk duyduğunuz. Sanki her yönden eşya üstünüze sel gibi boşanmaktadır.
Türkiye sadıklar yurdudur. Hainler gelip geçer, millet ve memleket bâki kalır. Kardeşliğimizi zedeleyecek işlerden uzak duralım lütfen.
İbrahim Tenekeci