“Ben de kendimi eşi benzeri olmayan bir çiçeğe sahip sanıyordum. Oysa sahip olduğum sıradan bir Gülden ibaretmiş” düşüncesinden
“Siz benim güllerime hiç benzemiyorsunuz, henüz hiç bir değeriniz yok bu dünyada. Sizi kimse evcilleştirmedi sonuçta. Tilkimin bir zamanlar olduğu haldesiniz. Yüz bin diğer tilkiye benzediği zamanlardaki gibi. Ama ben onunla dost oldum ve artık o dünyada tek. Hoşsunuz ama boşsunuz. Sizin için kimse ölmeyi göze almaz. Elbette yoldan geçen biri rahatlıkla gülümü size benzetebilir. Ama o kendi başına, sizin hepinizin toplamından daha değerli. Çünkü ben ona su verdim. Çünkü ben onu fanusun altına koyup korudum. Çünkü ben paravanla onu kolladım. Çünkü ben onun için tırtılları öldürdüm. Ben onun şikayet edişini,böbürlenişini ve hatta zaman zaman susmasını dinledim. Çünkü benim gülüm o. “ düşüncesine geçiş yaptığınızda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
İnsanlar kendi ihtiyaçları için yaşıyorlar gibi görünseler de, asıl olan herkesin sevgiyle yaşadığı gerçeği. Sevgi dolu insan Tanrı’nın yanında olur, Tanrı onun içinde olur, çünkü Tanrı sevginin ta kendisidir.
İnsana dönüştüğümde kendime bakabildiğim için hayatta kalmadım, yoldan geçen bir adamın içinde sevgi olduğu için, karısı bana acıdığı ve beni sevdiğin için hayatta kaldım. O yetimler annelerinin bakımı sayesinde değil onları tamamen yabancı bir kadının kalbindeki sevgi sayesinde hayatta kaldılar. Diğer tüm insanlar da kendilerini düşündükleri için değil, insanda var olan sevgi ve aşk sayesinde yaşıyorlar.