Okudum bitirdim. Cemile/Orhan Kemal
Orhan Kemal Çukurova’daki halkın yaşayış tarzını kendine has dili ve üslubu ile anlatırken, okuyanı yazdığı döneme götüren büyük bir usta benim için.
Cemile, 1930’ların Çukurova’sında bir dokuma fabrikasının tozlu, ağır havası içinde; ilk bakışta aşk hikayesi gibi görünse de, aslında yoksulluğun, patron baskısının ve işçi–işveren çatışmasının ortasında filizlenen bir direniş hikâyesini anlatır. Boşnak bir fabrika kızı olan Cemile, yalnızca bir işçi değil; onurun, emeğin ve ezilmeye karşı dimdik durmanın simgesidir. Fabrikanın sert gerçekliği içinde Katip Necati ile yaşanan aşk ise sınıf farklarının gölgesinde umutla sınanır. Orhan Kemal, acıyı süslemeden ama insanın direncini yücelterek anlatır; küçük bir fabrikanın içinden koca bir toplumun fotoğrafını çekiyor adeta. Bu yüzden
Cemile, hem hüzünlü hem umut dolu ve yıllar geçse de gerçekliğini koruyan ,LGS,YKS,ÖSS,ÖSYS gibi sınavlara giren okumuş insanların, bu sınavların hiç birine girmeyen Ağaların emrinde çalışması gerçeğinin değişmediğinin bir hikâyedir.