GENÇ ŞAİR: bu kadar kalpsiz bir vehme yer vermeyin vicdanınızda
RECAİ: Kalp, merhamet, vijdan kimmiş onlar nereden tanıdınız onları?
GENÇ ŞAİR: her an beraberiz onlarla
RECAİ: halbuki evvela onlar gitti
.
.
Karşıma geçmiş, isminden başka herşeyini kaybettiğimiz bir varlığı benden istiyorsunuz kalpsiz şüphe diyorsunuz kalbin el etek çektiği bir dünyada, şüpheden, kabustan başka ne kalır?
Gözyaşı kalple alakasını kesti sinir işi oldu
.
.
Çekilen güneşi görmüyormusunuz işte öyle çekiliyor kalp ve merhamet aramızdan...
İlk anda birdenbire sırtına güçlü bir yumruk yiyip, suçluyu bulmak ve öç alma isteğiyle başını arkaya çeviren ve kazara kendi kendisine vurduğunu, ortada kızacak kimse olmadığını, buna katlanmak ve acısını azaltmak gerektiğine inanan bir adamın hissettiğine benzer bir duyguya kapılmıştı.