Adı:
Ahşap Konak
Baskı tarihi:
1964
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180899
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Necip Fazıl’ın 1960 İhtilalinden sonra girdiği hapishanede yazdığı ikinci piyes olan Ahşap Konak, giderek yozlaşan ve ahlakî değerlerinden uzaklaşan bir toplumu, çekirdeğinden gösteren bir temsildir. Ahşap Konak, her katında üç neslin ayrı ayrı fakat birarada ve aralarındaki korkunç anlayış ve yaşayış uçurumu içinde yaşadığı bir mekânı temsil ederken, zaman boyutunda, 1950 sonrası Türk cemiyetinin tezatlar içindeki içler acısı halini sembolize etmektedir.

(Tamamlandığı tarih: Eylül 1960, Balmumcu Garnizonu)
 
111 syf.
Toplumdaki ahlak ve dini değerlerin gittikçe yok olması, buna duyarsız nesillerin yetişmesi ve kuşak çatışması bu bence bu kitabın başlıca konusu.

Necip Fazıl'ın muhasebe şiiri de bütün kitabı özetliyor;

Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem!
Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem,
Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,
Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları.
111 syf.
Necip Fazıl'ın ana konusu kuşak farklılıkları olan tiyatro eseri; Ahşap Konak. Ben kitabı okumadan önce kitabın bu konu üzerine yazılmış olduğunu biliyordum ama karakterler arasında bu kadar derin farklılıklar beklemiyordum. Açıkçası okurken en çok düşündüğüm şey şu oldu; Bu kadar farklılık ve çirkinlik gerçekte varolabilir mi? Yazar farklılıklara değinirken aynı zamanda ahlaki problemleri de ele almış.

Kuşaklar arasındaki farklılıklar bana ilerleyen zamanın doğal bir sonucu olarak geliyor. Yani bu farklılıkları engellemek veya durdurmak çok mümkün olmasa gerek. Kendimden ve çevremden biliyorum; "gençken biz böyle miydik" söylemlerini çok duyuyoruz, evet muhtemelen değildiler. Ben bile yaşım ilerledikçe benden yaşça küçük olanlara bakıp, bir çok farklılık görüyorum. Biz çocukken böyle miydik ya diye sitem edip, küçük kardeşime sen çok şimarıksın diye kızdığım zamanlar oluyor. Aslında bu noktada farklıları karşı tarafın suçuymuş, hatasıymış gibi görmemek gerek yani karşılıklı ilişkileri saygı ve sevgi üzerine kurabildiğimiz zaman o farklılar sanırım gözümüze daha tatlı gözükecek. Kendi ahlaki ve kültürel değerlerimizi doğru şekilde bizden sonrakilere aktarabilirsek muhtemelen bu konuda daha az problem yaşarız, diye düşünüyorum.

Son olarak; yazarın ele aldığı konuyu, birbirinden farklı üç kuşağı üç katlı konak üzerinden anlatmasını ben beğendim. Kitabı da genel olarak beğendim.
İyi okumalar herkese.
111 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitap üç kuşak çatışmasını anlatıyor. Olaylar ismindende anladığınız gibi anı ve hatıralarını içinde biriktiren Recai beyin üç katlı Ahşap konağında gerçekleşiyor. Kitap; aslında her ailenin yaşaması kaçınılmaz olan miras davasında bir tarafta hatıralara muhafız diğer tarafta mirasyedi torunlar arasında birazda aile büyüklerinin tepkileriyle gerçekleşen bir çatışmayı konu alıyor. Spoiler vermicem ama Recai bey ve kitap olayları bundan çarpıcı bitiremezdi.
Üstad’ın her kitabında olduğu gibi bundada tavsiye etmeden geçemeyeceğim.. Keyifli okumalar..
123 syf.
·Puan vermedi
Toplumun ahlaki çöküşünü bir aile üzerinden ele alan, kuşak çatışmasını ve yanlış batılılaşmayı konu edinen bir piyes...

Üç katlı ahşap konağın her katında bir nesil: 3. katta dinine bağlı dede ve nine, 2. katta kumarbaz ve morfin bağımlısı kızı, 1. katta nefsinin esiri olmuş torun...

Dinlenmek amaçlı okunabilecek kitaplardan... (Bir solukta bitiribilecek tarzda)



Üstadın 'Muhasebe' şiirinden;

“Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem!

Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem,

Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,

Alt kat: Kız kardeşimin (Tamtam) da çığlıkları.

Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;

Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!

Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!”
111 syf.
·Puan vermedi
Dün, bugün ve yarın...
Zaman içinde mekan değişebilir ancak zaman hep aynı...
Kuşaklar arası ahlaki yozlaşma...
Kutsal değerlerden tiksinme.
Şahsiyetsizlik.
Satıhta kalan batı mukallitçiliği...
Asıl ve asil dava ruh köklerine tam bağlılık ve onu ihya...
-atanmamisogretmen-
111 syf.
Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in 'Ahşap Konak' piyesi, giderek erezyona ugrayan ve ahlakî değerlerinden agır agır kopan bir toplumun resmi ve bu toplumu özünden ele alan bir temsil numunesidir. gayet başarılı üstat diger eserlerindede oldugu gibi...
111 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Ahsap Konak , okuduğum ilk piyes ama bundan sonra beni bu türü okumaya iten bir eser ayrica.
Ahşap bir konakta tasvir edilen ve farklı üç donemin hem birbiriyle hemde kendi içindeki çatışmalarını, bağlılıklarını ve eğilimlerini anlatan harika bir piyes.Zaman içinde değişen kuşağın geçiş çizgilerini ve farklarını ,bu ani değişimi güzelce anlatmış Üstad.Ve bizlere bir eski tabloyla bir de maket bırakmış hikayenin sonunda neler çağrıştırırsa yorumu bizlere bırakmış bence ...

Okunması gereken bir kitap , okuyalım efendim.
111 syf.
·3 günde
Necip Fazılın hapishanede yazdığı, üç kuşak arasındaki çatışmaların güzel bir şekilde tiyatroya uyarlaması. Kuşak çatışması konusu iyi ama oluşturduğu bir futbolcu prototipine fazlaca yüklendiği kanaatindeyim! Biliyoruz ki Necip Fazıl’ın futbolla arası hiç yok. Kitap tıpkı günümüz toplumunun çarpık ilişkileri ve malum son; hüsran.. Necip Fazıl'ın diğer eserlerine göre gölgede kalmış. Yine de bir çırpıda bitecek okunası bir kitap.
111 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Üstad necip fazıldan muhteşem bir piyes
Ahlak yozlaşması
Üç katlı ahşap konak
3.kat- namaz ve niyaz katı (dede)
2.kat- kumar morfin vesaire katı (kızı)
1.kat- dans, içki, başıboşluk, rezalet katı (torunu)
Düşünün siz, zaman boyunca değişen nesiller, ahşap konakta nasıl yuvalanmış?...
Hepsi yarım asra sığan üç nesil,yeni deyimle üç kuşak... alt katta yirmibeşikler, orta katta ellikler, Üst katta da yetmişbeşlikler... Katlar alçaldıkça yükselen inişe bakın siz?

Kitap basit bir piyesten ibaret olarak gözükse dr arka tarafta hayatın gerçeği, günümüzün gerçeği ahlak yozlaşmasının iğrenç bir örneği...

Allah ahlakı güzel olanlardan eylesin. Amin
111 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Necip Fazıl'ın hapishanede yazdığı eserlerinden birisi Ahşap Konak. Derin ve keskin çizgilerle kaleme alınmış bir hikaye. Yer yer acı yer yer şaşırtıcı... Türkiye'nin yüzünü Batı'ya dönmeye başladığı dönemlerde yaşanan nesiller arası çatışmaya bir örnek. Keskin bir örnek.

Necip Fazıl, düşünce dünyasını ve fikirlerini piyesleriyle ve tiyatro eserleriyle hayata geçirmeyi seven bir yazar. Tiyatroyu edebiyatın en büyük icatlarından biri olarak gördüğünü şu sözleriyle anlatıyor: "Bana sorarsanız beşeri keşiflerin en büyüğü olarak tekerleği gösteririm. Sanat şekilleri içinde bence en büyük keşif tiyatro… Tekerlek, nasıl bitmeyen mesafeler üzerinde sonsuz bir dönüşse, tiyatro da, durmayan zamanın mikâb biçimi bir kavanoz içinde, bütün madde ve hareket kadrosiyle dondurulması…"

Eserde 3 katlı ahşap bir konak içinde geçiyor olaylar. Konak sahipleri Recai Bey ve Hacer Hanım. 3. katta manevi dünyalarında beşeri dünyadan uzak yaşayış.. 2. katta orta nesil kızları ve kumar, uyuşturucu batağında bir hayat.. 1. katta ise torunları, son nesil, genç arkadaşları ile serkeşliğin ve nefsi dürtülerinin esiri olmuş bir yaşam. Her biri birbirine zıt -özellikle 1. ve 2. katlar 3. kata zıt- karakterler ve yaşam felsefeleri.

Böyle bir konak içinde yaşanan türlü oyunlar ve sözlü atışmalar Necip Fazıl'ın süslü ve hisli anlatımıyla harika bir şekilde gözünüzün önünde canlanıyor. Konağı ele geçirip satma niyetinde olan ve bunun için her türlü fenalığı göze alan 'yeni nesil' ile eşyaya sade eşya gözüyle bakmayan ve onda bir mana barındığını bilen, beton yığınları içinde kalmış bu ahşap konağı harcatmamaya çalışan 'geri kafalı nesil' arasında geçen bu kısa ama hareketli hikaye, temposu hiç düşmeden ilerliyor. Okurken bazı soru ve cevaplara hayran kalmamak elde değil.

Necip Fazıl'ın Çile'sinde geçen şu mısralar Ahşap Konak'ın oluşumunda bir hayli etki göstermişe benziyor:
Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem!
Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem,
Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,
Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları;
Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;
Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!


Necip Fazıl'a ve kalemine olan düşkünlüğümü çok iyi bilen ve bu güzel eseri kütüphaneme bağışlayan https://1000kitap.com/sbuse ye çok teşekkürler. :)
125 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Nişantaşı'ndaki üç katı yapı, eski zaman işi.. Bir devrin renklerinin, çizgilerini, ruhunu taşıyor..

Evet şuan piyesimizin ana karakteriyle tanışmış bulunmaktasınız, gerisi sadece çelik, çömlek..

Dönemin ahlaki bozulmasını konu edinen Üstad hala bir umudun olabileceğini esrarengiz ve (kimine göre) sert bir üslupla gözler önüne sermekte..

Necip Fazıl hayranı olan birisi olarak tarafsız yaklaşabileceğimi söyleyememekle beraber diğer piyeslerine nazaran bir tık aşağı seviyede diyebilirim. Fakat kesinlikle kötü olmadığı gibi değerli vaktinizi nakite çevirebileceğinizin teminatını verebilirim.


Şimdiden iyi okumalar
111 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Üsdat' la 1983 yılında yapılan röportaj da Ahşap konağı o devirde üç kat olarak ele aldığını beyan etmiş,1983 yılına gelindiğinde konağa bodrum kat ilave edilmesi gerektiğini bildimişti.
Acaba günümüze bodrum katın altına kaç kat daha ilave etmemiz germektedir!..
Üstadın ilk okuduğum eseridir...
Muhteşem ötesi...
Toplumsal yozlaşma ancak bu denli ele alınabilir.
Çürüme keşfedilmişti, önlem alınmadığı için hızla tüm cemiyeti sardı, yangın yerine çevirdi...
Ahlaki çöküntü tüm hızıyla devam ediyor..
Kurtarıcıyı beklemekten ziyade en büyük kurtarıcıyı kendimiz kabul etmekten başka çaremiz yok...
Öyle bir düğüm atacaksın ki bağımıza, ölümden başka hiçbir şey çözemeyecek...
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 52 - Büyük Doğu Yayınları
İnansın, inanmasın, sen hiç papazıyla alay eden, onu küçük düşürmekten başka derdi, gücü olmayan bir Amerikalı gördün mü?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ahşap Konak
Baskı tarihi:
1964
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180899
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Necip Fazıl’ın 1960 İhtilalinden sonra girdiği hapishanede yazdığı ikinci piyes olan Ahşap Konak, giderek yozlaşan ve ahlakî değerlerinden uzaklaşan bir toplumu, çekirdeğinden gösteren bir temsildir. Ahşap Konak, her katında üç neslin ayrı ayrı fakat birarada ve aralarındaki korkunç anlayış ve yaşayış uçurumu içinde yaşadığı bir mekânı temsil ederken, zaman boyutunda, 1950 sonrası Türk cemiyetinin tezatlar içindeki içler acısı halini sembolize etmektedir.

(Tamamlandığı tarih: Eylül 1960, Balmumcu Garnizonu)
 

Kitabı okuyanlar 289 okur

  • tuba alıç
  • Helin Borak
  • Anıl Özdemir
  • sevda gün
  • Mahmut Öz
  • Mus'ab Hamza
  • Bedia yıldırım
  • Sema
  • Mustafa Mutlu
  • Mahmud Enes Dündar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.8
14-17 Yaş
%5.4
18-24 Yaş
%29.7
25-34 Yaş
%33.8
35-44 Yaş
%12.2
45-54 Yaş
%6.8
55-64 Yaş
%5.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45
Erkek
%55

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.2 (35)
9
%15.7 (13)
8
%19.3 (16)
7
%9.6 (8)
6
%6 (5)
5
%1.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%6 (5)