Acaba duygular ve düşünceler de kalp durduktan sonra yok mu olurlar, yoksa kılcal damarlarda kalan kan sayesinde bir müddet daha belli belirsiz bir hayat mı sürdürürler?
Ben de kendi masalımı, kendi hikâyemi yazmıyor muydum? Masal, sadece muradına erememiş arzuların, ulaşılamamış hayallerin; her masalcının kendisine miras kalan ve sınırlı ruh hâline uygun olarak yarattığı isteklerin bir kaçış yoludur.
Nereden başlamalıyım? Çünkü şu ana kadar aklımdan geçen bütün düşünceler, hepsi bu anın ürünü. Saat, dakika ve tarih yok; dünün bir olayı, bin yıl önce olmuş bir olaydan daha eski ve önemsiz olabilir benim için.
Sanki tüm varlığım ince bir çengelin ucuna asılmış da karanlık, derin bir kuyunun dibine sarkıtılmış gibi geldi bana. Sonra çengelden kurtuluyor, hiçbir engelle karşılaşmadan kayıp uzaklaşıyordum.