Rüveyda

Rüveyda
@library_of_sky
İstanbul/Beykoz, 18 Mart
51 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
4/10
·208 syf.··
2026 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 11:49
Yalom’un Psikoteparilerinden kısa kısa öyküleri içeren bu kitabın arka kapak yazısı gerçekten ilgimi çekmişti fakat kitap hiç de beklediğim gibi çıkmadı. Kendi ölümlü hayatlarının farkına varan insanların Yalom’un kapısından girmeleri ve terapi süreçlerini okuyoruz. Psikoterapide olanları Yalom’un zihninden görüyoruz. Hastaların anlatıkları Yalom’un düşünceleriyle harmanlanıp bize sunuluyor. Ancak söylemeliyim ki ben daha farklı bir kitap hayal etmiştim. Gelen hastaların psikoterapilerinden anlatılanlar çok kısa, hastayla bağ kuramadan yeni bir hasta içeri giriyor, böyle olunca yaşadıkları o ölüm korkusu içime işlemiyor, kendimden bir parça bulamıyorum kitapta. Bu terapiler zaman zaman Yalom’a da birşeyler öğretiyor ama kendime alacak birşeyler bulamadım bu kitapta. Biraz kitabı bitirmeye zorladım diyebilirim.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Reklam

Rüveyda

, bir kitap okudu
4/10
·208 syf.··
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 11:49
·
2026 5. kitabı
Irvin D. Yalom
8/10 · 16,2bin okunma
Uğultulu Tepeler
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 18:08
Yıkıcı bir aşk mı yoksa takıntılı bir ilişki mi olduğunu çözemediğim Bronte’nin inanılmaz eseri Uğultulu Tepeler, bu Tepeler’in kasvetli rüzgarlı tekinsiz atmosferinde Heathcliff ve Catherine’in yıkıcı yada takıntılı aşkını anlatıyor. Tabi buna aşk derseniz çünkü hangi aşk 3 nesil boyunca kan bağı olan bütün herkese nefret duymayı kin tutmayı ve intikam peşinde hayatlarını karartmayı kafaya koyduruyor? Olaylar yetim ve ölmek üzereyken Heathcliff’ in Catherine’in babası tarafında tarafından eve getirilip sahiplenilmesiyle başlıyor. Ancak kimse Heathcliff’in bu aileyi yıkıma sürükleyeceğini bilmiyor. Ana karakterlerimiz Catherine ve Heathcliff sosyal statüleri farklı olan iki kişi. Catherine sakin bir yaz sabahı, Heathcliff ise vahşi bir fırtına gibi. Bu ikili bir süre sonra birbirlerini sevmeye başlasalarda aralarında büyük bir statü uçurumu var. Catherine bu uçurumdan geçmeye cesaret edemediğinden uçurumunu görebildiği sakin bir ev olan Linton’ı seçiyor bu da Heathcliff’in bu aileyi karanlık günlere itmesini körükleyen en büyük neden oluyor. Öyle ki bu nefret 3 nesil boyunca devam ediyor.. Dürüst olmak gerekirse ben tutkulu bir aşk romanı okuyacağımı düşünüyordum kitap beklediğimden çok farklı çıktı. Kitaptaki betinlemeler beni biraz korkutsa da ilerleyen sayfalarda buna alıştım. Kitabın başlarında olay örgünüsü anlamak biraz karışık geldi ne oluyor kim kimin neyi anlamakta zorlandım ama kitap Nelly olayları anlatmaya başladığı anda sisin dağılmasıyla herşeyin tekrar görünür olması gibi daha anlaşılır bir hal alıyor. Kitap son sayfalarına kadar çok sürükleyici ilerledi her bir bölümde Heathcliff daha ne kadar ileri gidebilir diye merakla okumaya devam ettim. Klasiklerden korkanlara bununla başlamasını tavsiye edebilirim her ne kadar 400 sayfa olsa da kitap kendini
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,8bin okunma
Hayatta Kalanlar İnceleme
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 23:15
Bazı kitaplar sadece bir hikaye anlatmaz; okuyucunun zihninde bir sızı bırakır. Alex Schulman, Hayatta Kalanlar ile bizi bir annenin cenazesi vesilesiyle, çocukluklarının geçtiği göl kenarındaki o eski yazlık eve geri götürüyor. Nils, Benjamin ve Pierre... Üç kardeşin hikayesi, sadece bir yas süreci değil, aynı zamanda onlarca yıl süren bir sessizliğin çığlığı. Romanın en dikkat çekici yanı, Schulman’ın zamanı kullanma biçimi. Bir "şimdiye" bir de "geçmişe" savrulurken, yazar bizi lineer bir anlatıdan koparıp travmanın o döngüsel yapısına hapsediyor. Bu zaman sıçramaları, her bölümde yapbozun eksik bir parçasını yerine koymamızı sağlarken, okuyucuyu sürekli tetikte tutan bir gerilim yaratıyor. Kitap, bir anne ve babanın sevgisinin veya sevgisizliğinin, evlatlar üzerinde nasıl farklı yankılandığını ustalıkla işliyor. Aynı olayların içinde büyüyen üç kardeşin, bu olayları nasıl farklı yaralarla sırtlandığını görüyoruz. Schulman, çocukluk travmalarının sadece geçmişte kalmadığını; Benjamin’in kaygısında, Nils’in mesafesinde ve Pierre’in öfkesinde nasıl yaşamaya devam ettiğini çarpıcı bir dille anlatıyor. Yazarın diliyle ilk kez tanışacaklar için şunu söylemek gerekir: Schulman tam bir duygu mimarı. Kitap boyunca ilmek ilmek işlediği o ağır atmosferi, finalde patlattığı "duygusal bomba" ile unutulmaz kılıyor. Bu son, sadece bir şaşırtmaca değil, tüm hikayeyi en baştan tekrar okuma isteği uyandıran edebi bir ters köşe. "Hayatta Kalanlar", kütüphanenizde sadece bir yer işgal etmeyecek, zihninizde uzun süre yankılanacak mükemmel bir eser. Aile bağlarının ne kadar kırılgan ama bir o kadar da kopmaz olduğunu anlamak isteyen her okur için mutlaka okunması gereken bir başyapıt.
Hayatta KalanlarAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20252,118 okunma