" İnsanın kendi ölümünü düşünmesi ne korkunç " dedi. " Hele onun yakınlaştığını bile bile kendini onu düşünmekten alıkoyamaması... Bazı insanlar hazırlık yapmadan ölmenin mutluluğuna kavuşuyorlar. Ani bir kaza, bir kalp krizi mesela. Korkmana gerek kalmadan göçüp gidiveriyorsun bu dünyadan. Sonra da düşünce diye bir şey kalmıyor. Galiba işin korkunç yanı ölmek değil, ölümden korkmak.
İçten içe biliyordum ki onun da benim gibi derin ve yüzeye çıkaramadığı bir geçmişi var. Çünkü öfkelendiği zamanlar gözlerine nefret dolu bir bakıŕ gelip yerleşiyordum Toptan bir nefretti bu. Şuna buna kızma, sinirlenme değildi. Dünyaya öfkeliydi ve bunun ne zaman patlayacağını bilemezdiniz. Hiçbir mantıklı açıklaması yoktu.
Sonra ?
Sonrası boşluktu işte, boşluk, boşluk, boşluk ! Bütün gün boştu ; yapacak hiçbir şeyi ve gidecek hiçbir yeri yoktu. Sokaktaki insanlar onu görmüyor gibi davranıyorlardı.