librarysnagi

librarysnagi
@librarysnagi
bir kelebek misalidir hayat.. kanat çırptığım her anımın kitaplarla olmasıdır arzum..
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 23:16
“ Yaşamın değişim hızı benim okuma hızımdan daha yüksekti.” ✎ s. 494 Osman… Ben genelde karakterlere yüreğimden yaklaşır, severim. Osman bunun dışındaki ilk isim. Ona karşı hissettiğim duygu: öfke. Onun gevezeliğine(!), Yeşil Peri Gecesi’nden beri kızgınım. Kapak Kızı, Yeşil Peri Gecesi üçlemesinin son kitabı olan bu eserde söz sırası Osman’da. Kitap, röportajlar ve Osman'ın her anını yazdığı defterlerden oluşuyor. Röportaj kısımları dahi sıkıcı değil, orada da yine bir çok insanı inceleyip, onların gözünde ki Osman'ı görüyorsunuz. Osman, suskun biri... ona olan tüm öfkemin sebebi bu. Onun defterlerinin yer aldığı kısımlarda bazen kendimi de sorguladım. Hayatta bazen istediğimiz şeyler olmaz. Ama hep geride kalmamak gerektiğini çok net anladım bu eserde. Osman bu hikâyenin masumu değil. Çocukluğunda ve gençliğinde yaşadıkları beni çok etkiledi. Ama sadece üzülmek yetmiyor; adım atmak gerekiyor. Oblomov’dan fazlası Osman. Her şeyi görmek yetmez, o adımları korkarak da olsa atmak gerek. Korkuyu yaşamamak için her şeyin değişmesindense, o korkuyla yaşamak gerekir bazen. Seni affedemem Osman! Evet, zorluklar yaşadın… ama her defasında pes ettin. Bu seriye bir kitap daha gelsin çok isterim. Şebnem’in şimdi nasıl bir hayatın içinde olduğunu o kadar merak ediyorum ki…
Roman
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 12:31
“Hayat ilerleme yolunda devam ettikçe o saflık kalmıyor. O mazlum eda değişiyor. İnsan başka türlü şeyler düşünmeye başlıyor. O saf kalp, kirli, huzur kaçıran düşüncelerle bulanıyor. O saf pınar kirleniyor. Meşgaleler artıyor. Fena fena düşünceler geliyor. Ben bu değişimlerden uzak kalmadım. Ben de bulandım.” s. 19 Ahmet Rasim’in kendi hayatından kesitlerin yer aldığı kısacık bir kitap. Çocukluğundan başlayıp hayatının belli dönemlerini kaleme almış. Hislerle okunduğunda daha etkili bir metin karşılıyor sizi. Oldukça akıcı ve düşündürücü bir eser. Benzerliklerinizi bulduğunuzda içinizin burkulduğu, sarmalanma duygusuyla sarsıldığınız anlar oluyor. Geceler benim için hep daha hisli gelir. İnsanın kendine döndüğü zamanlardır. Ahmet Rasim için de öyleymiş ve bunu çok güzel ifade etmiş. Okul dönemleri, unutamayacağım anlar olarak yer aldı yüreğimde. Hasreti, kırgınlıkları, hayatı; kısacık bir eser olmasına rağmen çok ince bir şekilde kaleme almış. Herkesin alıp okuyabileceği derinlikte bir eser. Keyifli okumalar.
GecelerimAhmet Rasim · İş Bankası Kültür Yayınları · 2023708 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 04:07
Söyleme Bilmesinler ❝ Biliyorum aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorum ama ben her gün aynı şeyleri tekrarlıyorum. ❞ sayfa 82 Neyi biliyoruz ya da neyi söylüyoruz ? Belki doğuştan, belki sonradan bilmiyorum ama bir şekilde susmayı görev edinmişiz kendimize. Bir şekilde hep susmuşuz. Hiç konuşmamışız. Susanların, bir şekilde konuşmaya hem de kendi pencerelerinden konuşmaya başlamalarını konu alıyor kitap. Kitaba başladığım an kendi dünyamdan uzaklaşıp, 3 evli erkek kardeşin hayatına dahil oldum. Hem de nasıl bir dahil olmak ? Halihazırda olan empati duygum, arşa çıktı bu kitapla. Çoğu kitapta olayları tek bir kişiden dinlemeye alışmışız. Bu sefer öyle olmadı. Yaşar, tüm karakterleri her olayla ilgili konuşturmuş. Öyle bir konuşturmuş ki , kimi okusam kah hak verdim, kah onunla üzüldüm… ‘’ Sıraya girmişlerin ‘ sıradan ’ çıktıkları anları anlatan bir roman. ‘’ diyor kitap için Şermin Yaşar ve cümlesine ekleme de yapıyor ‘’ Güneşin doğuşu ve batışı da sıradandır. Fakat güneş bir gün doğup batmasın ; feleğimiz şaşar.‘’ Feleğim şaştı! Gerçekten de okurken, sanki kanım çekildi içimden. ‘’ Kafanızı kaldırdığınız anda bu kahramanlardan en az biriyle göz göze geleceğiniz kesin… ‘’ demiş Yaşar. Her karakteri konuşturduğu için de kafayı kaldırmaya gerek bile kalmıyor. Ah , her karakterde bir duygum, hüznüm kaldı. İlk kez herkesin baş karakter olduğu bir yolculuktan çıkmış gibiyim. Öyle de denilebilir. Her cuma bir aile sofrasında zorunlu olarak oturmanın ağırlığı yüklendi omuzlarıma. İnsanların özgür fikirlerinin olmasının kötü bir şeymiş gibi algılayan ailelerin çocuklarında kurdukları baskılar… Hangi karaktere sarılacağımı şaşırdım! Misal, bir karakterimiz kendi olayını anlatırken şu cümleyi kullanıyor. ‘’ Şimdi yeri geldi de burda içimizi döküyoruz diye anlatıyorum. Yoksa
Edebiyat & Roman
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
Spoi içermez, rahatlıkla okuyabilirsiniz.
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 01:08
❝ Bugünlerde insanlar öyle bir hale geldiler ki artık yaşama kapasiteleri sahip oldukları paraya göre belirleniyor. ❞ sayfa 218 İlk kez bir kitabın yorumunu yazarken bu denli zorlanıyorum. Hatta, kitabı bitirdiğimde kendime gelebilmem için uyumam gerekti. Kısa bir uykunun ardından, masama oturdum ve bu satırları yazmaya başladım. Asla yeterli olmayacak hiçbir cümlem bu kitap için. ‘’ Bu kurdun son oyunuydu ‘’ diyor London, hayalet isimli gemide yaşanılan olayların sonucunda. ‘’ Merhaba aşağıdakiler! ‘’ , ‘’ merhaba güvertedeki ‘’ diyoloğunun olduğu kısımlarda okuyucusunu derinden sarsmayı başarıyor. ‘’ Deniz kazazedeleri ‘’ dediği karakterlerinin yaşam tartışması, hayatta kalma mücadeleleri, şahit olduğum anlar yüreğimi burktu. Bazen de helal olsun dedim ne olursa olsun pes etmemek gerekiyormuş. London, beni bu kitabında mahvetti! Tükendim. Yaşadığım sorgulamalar kalbimi durdurdu. İnsanların, kendi hayatları için vermiş olduğu kararların sonucunun ağır olması, oldukça can sıkıcıydı. Humphery Van Weyden’in hikayesi, benliğimi sarstı. Onun yerinde hayalet’ de ben olsam ne kadar dayanabilirdim ? Wolf Larsen! London, karakteri ilmek ilmek öyle bir işlemiş ki; bazı kısımları okur iken heyecandan bacaklarım titreyip, sesim kısıldı. Ellerim uyuştu. Boğazım düğümlendi. Akıntıda kayboldum. Denizcilikle ilgili kavramlardan dolayı kitaptan korkanlar varmış, gördüğüm kadarıyla. O kavramlar, sizi hikayeye daha da çekiyor. İlla gözünüz korkacak ise bunun sebebi, kelimeler olmasın. Bizzat kendi içinizde olan cesaretiniz, mücadeleci ruhunuzun yeterliliği olsun. Tam bir iyi - kötünün yolculuğuydu Deniz Kurdu. İyi ki diyorum, en kocamanından. Etkisi yıllar geçse de bitmeyecek. Çokça özlediğim kalemden, bir başyapıt okumak şahaneydi! Teşekkürler, Jack London. #Jacklondon
Modern Klasikler Dizisi
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
Küçük Prens Yorumu :)
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2023 15:40
Ve, Küçük Prens.. yıllardır sebebini bilmediğim şekilde sürekli okumaktan kaçtığım kitap.. Bugün, sonunda tanıştım Küçük Prens’le hem de benim için çok özel bi şekilde.. biricik dostumla birlikte okuduk bugün Küçük Prens’i.. koskocaman bi iyi ki! Gelelim, Küçük Prens’e.. ismini duymayan kalmamıştır diye tahmin ediyorum.. 7’ den 70’e herkesin dilinde Küçük Prens, peki neden ? Bence ; verdiği mesajlarla, yüreğe dokunuşuyla şu ana kadar okuduğum tüm kitaplardan bambaşka bi şekildeydi.. kısacaktı ama öyle dolu doluydu ki.. bir sürü alıntılarıyla hafızalara kazınması boşuna değilmiş, okuduktan sonra anladım.. Kral, kendini beğenmişin biri, sarhoş, iş adamı, sokak feneriyle bekçisi, coğrafyacı ( yaşlı bir adam), Dünya, çöl, dağ, tilki, demiryolu makasçısı, satıcı ve kuyu.. adeta bu gezegenler arası yapılan bi yolculuğun kaleme alınmasını okuyorsunuz Küçük Prens’te.. her bir gezegende kendi hayatınızdan büyük dersler çıkarıyorsunuz.. kısa olaylar olmasına rağmen öyle güzel mesajlar vermiş ki yazarımız, bu yüzden her kitaplıkta olmayı hak eden bi eser haline gelmiş olmasına şaşırmıyorum.. Benim tekrar tekrar okumak isteyeceğim, alıntılarıyla sayfamı donatacağım çok kıymetli bi kitap oldu.. bunca zaman neden bekletmişim, bilemiyorum.. Ama şu an iyi ki okumuşum.. “ her kitabın bir vakti vardır “ derim sanırım Küçük Prens’te benim için en doğru zaman da geldi.. Aslında hakkında daha çok konuşmak istiyorum ama bi kaç alıntıyla veda edelim yoruma ; “ Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş sormazlar bile “ Kaç yaşında?” derler, “ Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,1bin okunma