Hayatımızda mihenk taşı olan olayları tesadüfen mi yaşadığımızı, yoksa onları kadere mi borçlu olduğumuzu maalesef asla bilemeyiz. Ancak her ikisinin ardındaki dünya görüşleri temelde birbirinden farklıdır. Hayatını bir tesadüfler silsilesi olarak görmeyi yeğleyen kişi, olayların beraberinde getirdiği yükleri ve anlamları da kabul etmek durumunda kalır. Unutmamak gerekir ki, dünya tamamlanması gereken ya da aksi takdirde ıskalamış olacağınız büyük bir planı takip etmez. Hayatınızdaki her şey farklı da cereyan edebilirdi. Belli bir tesadüfilik, belli düzeyde bir durumsallık hayatın akışı içindeki tüm olayların ve bu süreçte verilen tüm kararların üzerinde söz sahibidir... Freud "Şansın kaderimiz üzerindeki belirleyiciliğini kıymetli bulmamız gerektiğini" söyler. İncinmenin ödülü ise kahkahadır ve bize hayatı anlamdan yoksun bir komedi olarak görmemizi sağlayan neşeli bir bakış açısı armağan eder. Bize kendimizi ideal olandan azat etmeyi ve insanı pekala tökezleyebilen, gülünç bir hayvan olarak görebilmemizi sağlayan rahatlatıcı bir perspektif kazandırır.