libuli

libuli
@libuliofbooks
ig: libuliofbooks
9/10
·408 syf.··
2025 5. kitabı
"Kararmış kalbimde bir canlılık var, Persephone. Ölü yüreğimi hayata döndüren biri var. Ruhuma sızdığın aşikâr. Yoksa niye sen güldüğünde kışıma bahar geldi zannedeyim?" Demir (Hades) Karadağ, ünlü, zengin ve başarılı bir iş adamıdır. Ancak onu diğerlerinden ayıran en büyük fark, Inferno adını verdiği mekânıdır. Dante’nin Cehennem'inden ilham alarak dokuz katlı bir yapı hâlinde tasarladığı Inferno, Türkiye’nin en ünlü ve en gizemli eğlence merkezlerinden biridir. Eğlence için inşa edilen bu yerin tartışmasız hükümdarı ise Demir’dir, yani Hades! Helen Saral ise ünlü bir yazar olmanın yanı sıra bir cinsel terapisttir. Ancak onun Inferno'ya adım atmasının sebebi bambaşkadır: Kaybolan küçük kardeşini bulmak! Fakat kardeşinin ortadan kaybolmasının ardında sıradan bir hikâye yoktur. Çünkü o, Demir’in gözbebeği Inferno'da büyük bir iş çevirmiş ve ortadan kaybolmuştur. Bu durum Demir’in gururunu fazlasıyla incitse de küçük cadının başına açtığı işler, görünenden çok daha büyük ve tehlikelidir. Helen, kardeşini bulabilmek için Demir ile iş birliği yapmaya mecbur kalır. Üstelik kimsenin girmesine izin verilmeyen Inferno'nun dokuzuncu katında, yani bizzat Hades’in krallığında misafir edilir. Fakat işler giderek karmaşıklaşır ve Helen, farkında olmadan Demir’in cehennemine adım atarken, bir yandan da Hades’in Persephone'si olmaya başlar… Kitaba başladığım gibi su gibi akıp gitti! Yazarın daha önce Persona eserini okumuş ve kalemine hayran kalmıştım, ancak bu kitapla birlikte çok yönlü ve etkileyici anlatımını bir kez daha deneyimlemiş oldum. Yazar, Demir ve Helen arasındaki çekimi o kadar güçlü ve ustaca kaleme almış ki, ancak okuyanlar beni anlayabilir! Gerilim, tutku, tehlike ve gizem bir arada, kusursuz bir kurgu ile harmanlanmış. Bu kitap hakkında söylenecek çok şey var ama
İnferno: Kanto IAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2024635 okunma
Reklam

libuli

, bir kitap okudu
9/10
·408 syf.··
2025 5. kitabı
Asena Nişikli
8.4/10 · 635 okunma
10/10
·360 syf.··
2025 4. kitabı
Her cinayetin ilk zanlısı, maktulün kendisidir. Ancak maktul, sadece kendisini değil; onu seven, ona değer veren herkesi de cinayetine kurban eder… Devin İnci Taşan, kendi ayakları üzerinde duran kararlı bir komiserdir. Asayiş Şube’de çalışırken köklü ve zengin bir ailenin evinde işlenen bir cinayet davasıyla ilgilenmeye başlar. Ancak dava beklenmedik bir şekilde kapatılır. Devin, olayın peşini bırakmaz ve araştırmalarında açık verir. Bunun üzerine ekip arkadaşlarıyla birlikte farklı şubelere atanır, kendisi ise Çocuk Şube’ye gönderilir. Devin’in Çocuk Şube’ye geçmesiyle birlikte daha önce hiç yaşanmamış çocuk kaçırma vakaları gün yüzüne çıkar. Kaçırılan çocuklar bir türlü bulunamaz, hatta en ufak bir iz bile sürülemez. Tek ipucu, çocukların kaybolduğu yerlerde bulunan kardan adamlı kartpostallardır. Soruşturma uzadıkça işler karmaşık bir hâl alır ve sonunda Devin’in oğluna ulaşır. Oğlunun kaçırılmasıyla birlikte dosya, Asayiş Şube Başkomiseri Esmer ve ekibine devredilir. Çocuklar hangi amaçla ve neden kaçırıldı? Neden özellikle ayrı yaşayan veya sorunlu ailelerin çocukları hedef alındı? Bunun gibi birçok soru kitapta sizi bekliyor! Yazarın kalemine hayran biri olarak söyleyebilirim ki, bu kitapta da yine şahane bir iş çıkarmış! Polisiye okumaya bayılan biri olarak özellikle her detayı incelikle düşünülmüş, mantık hatası olmayan ve beni saatlerce düşündürüp sonunda adeta duvara baktıran kitaplar benim için bambaşkadır! İşte bu kitap da tam olarak öyle! Eminim yazarın kalemini bilmeyen yoktur, eğer varsa da en kısa sürede tanışması gereken bir kalemle karşı karşıya olduğunu söyleyebilirim. Devin ve Esmer ikilisine bayıldım! Başta Esmer’den şüphe etsem de gösterdiği azim her şeye bedeldi. Bunun yanı sıra ekip arkadaşlarının birbirine her durumda kenetlenmesi ve her
Kardan Adamın KülleriIşıl Işık · Artemis Yayınları · 2025585 okunma

libuli

, bir kitap okudu
10/10
·360 syf.··
2025 4. kitabı
Işıl Işık
8.5/10 · 585 okunma
Puan vermedi
Bronz 1-Şeytan “Kartlar yeniden dağıtıldı. Kartlar kaderimizdi. Kimse kaderinin dışına çıkamadı.” Arkana adında gizemli bir örgütün kurulmuştur. Ve bu örgütün üyelerinin özel tarot kartlarına benzer kartlarla dünyayı yönetiyordur. Bu örgütün kurucularından biri olan İmparatoriçe, ihanete uğrayarak kartını kaybeder ve intikam yemini eder. Yıllar sonra örgütün önemli isimlerinden Haris Alatav'ın varisi, yaşadığı kaza sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olur. Haris Alatav, yeni bir varis seçmek zorundadır, bu da kızı Hisar Alatav olur. Ancak Hisar, annesinden sevgi görmeyen, sevilmeyen bir çocuk olarak büyür. Bu noktada Hisar, örgütün kuralları içinde, annesinin ona duyduğu nefretle baş etmesi ve kendi gücünü bulma çabalarına odaklanır. Hisar, annesinin günlüğünü bulmak ve onun neden kendisini sevmediğini anlamak için çabalar. Bu arayış, onu Bronz adlı BVI Örgütü'nün kurucusuyla karşı karşıya getirir. Bronz, yıllar önce kaybettiği kartını geri almak için Hisar'ın peşine düşer. Her kartın gizemli bir gücü, her karakterin derin bir geçmişi ve her olayın beklenmedik bir twist'i vardı. Özge, kitaptaki evrenin detaylarını öyle güzel yansıtmış ki okumaktan çok, doğrudan kurgunun içinde hissettim kendimi. Her bir detay gerçekten etkileyiciydi! Özellikle His’in hayatı, geçmişi… Ah, benim Türk lokumum… Ve tabii ki Bronz’un gizemli geçmişi… İsmini bile öğrenemedik! Cemil olabilir mi? Cemil?? Suat??? Yan karakterlerin hepsi favorim! Ama Sanaç’ın yeri benim için bambaşka. Kurgu yazılırken sadece ana karakterlere odaklanılmamasını aşırı seviyorum ve Özge bunu inanılmaz iyi başarıyor. Bu kadar fazla yan karakter olmasına rağmen hepsi o kadar belirgin ki artık kimin ne söyleyeceğini bile tahmin edebilir hale geldim! Ahh, bir de bu kitabın sonu… Eminim okuyan herkesi derinden
BronzÖzge Naz · Guardian Yayınları · 20242,973 okunma
Reklam