libuli

libuli
@libuliofbooks
ig: libuliofbooks
9/10
·416 syf.··
2024 90. kitabı
Aşk acı çekmeyi göze alanlar için vardı, cesurlar için, kendi kanından ve kaderinden korkmayanlar için… Ulterin'in üvey oğulları, Yunanistan'ın en korkulan infazcıları olarak bilinir. Uyuşturucu baronları ve kaçakçılık kartellerine yönelik infazlarıyla tanınan bu grup, arkalarında en ufak bir iz bırakmadan sırra kadem basar. Ne yüzleri ne de gerçek kimlikleri bilinir, sadece isimleri bile insanlara korku salmaya yeter. Onlar, sessiz ama ölümcül bir gölge gibi hareket ederler. Marcus, Ulter’ in en gözü kara ve yeedinci üvey oğludur. Diğer kardeşlerine kıyasla daha acımasız ve stratejik bir zekaya sahip olan Marcus, babası Ulter'in tüm gizli ve kritik işlerini yönetir.Marcus, yıllar sonra yeni bir görev için Türkiye’ye döner. Bu kez görevi, Köprü Kralı Pars Tuna’yı ortadan kaldırarak babası Ulter’i onun yerine tahta geçirmektir. Bu plan doğrultusunda Marcus, Pars Tuna'nın kardeşi Ahsen Tuna’nın yakın korumalığını üstlenir. Ahsen’i en iyi şekilde koruyarak, Pars’ın güvenini kazanmak, Marcus için sadece bir başlangıçtır. İlk başta bu görev Marcus’a kolay görünür; Ahsen’in korumalığını başarıyla tamamladıktan sonra, Pars Tuna’ya bir adım daha yaklaşmayı planlamaktadır. Ancak işler Marcus’un planladığı gibi gitmez. Ahsen, göründüğünden çok daha karmaşık bir duruma sürüklenir ve kendini beklenmedik bir belanın içinde bulur. Bu da Marcus’un tüm planlarını altüst eder. Kitap, siyah kapağı ve beyaz yazısıyla sıradanın çok ötesinde bir tasarıma sahip. Hem estetik açıdan göz alıcı hem de konusuyla mükemmel bir uyum içinde. Tek kelimeyle harika! Yazarın kaleminden okuduğum ikinci eser oldu ve yine büyük bir keyifle, hiç sıkılmadan bitirdim. Merve’nin kalemi gerçekten büyülü; okuyucuyu kendine bağlama konusunda bir numara diyebilirim! Marcus’un kalbinin nasıl canlanacağını,
VarisMerve Akyüz · ‎Lolla Yayınları · 2024137 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

libuli

, bir kitap okudu
9/10
·416 syf.··
2024 90. kitabı
Merve Akyüz
8.1/10 · 137 okunma
6/10
·464 syf.··
2024 89. kitabı
Hapisteki Emanet Bir Karadeniz hikayesi… “Gözlerindeki hüznün değil ışığın sebebi ben olacağım.” Beliz, 18 yaşında İstanbul’da yaşayan genç bir kızdır. Annesi ve babası uzun zaman önce yollarını ayırmış, babası başka biriyle evlenmiş, annesi ise işine devam etmek için yurtdışına yerleşmiştir. Bir gün Beliz’in babası Ahmet, uy*turucu kaçakçılığı suçlamasıyla gözaltına alınır. Suçsuz olduğunu bilmesine rağmen durumdan çıkış oldukça zordur, ve tam da bu karmaşada, üvey annesi Beliz’i kapıya koymaktan çekinmez. Babasının gözleri önünde parçalanan hayatı, nezarette suçsuz yere yatan eski savcı Kurt’la tanışmasıyla bambaşka bir yola girer. Ahmet, güvenebileceği tek kişi olan Kurt’tan kızını korumasını ister ve ona emanet eder. Böylece Beliz, Kurt’un koruması altında yeni bir hayata adım atar. Babasını kurtarma görevi de Kurt’a düşer, ve kendisi mesleğine dönmeye çalışırken, bir yandan da Ahmet’in suçsuzluğunu kanıtlamak için elinden geleni ardına koymaz. Ancak bir gün hiç beklenmedik bir olay gerçekleşir ve Beliz, Kurt’un memleketine onunla gitmek zorunda kalır. Buraya kadar hikaye fazlasıyla sürükleyiciydi. Ancak asıl bombanın ikinci kitapta patlayacağına eminim! Kurt’un ailesiyle yaşanacaklar, Beliz’in bu dünyaya nasıl uyum sağlayacağı ikinci kitap gelene kadar tamamen muamma… İkinci kitaptan verilen küçük bir sahne, merakımı fazlasıyla körükledi! En acilinden ikinci kitaba kavuşmamız gereken konular var! Yazarın sade ama kendini okutan üslubu, hikayenin akışıyla birleşince sayfalar arasında kayboldum. Ve kitabı nasıl bitirdiğimi anlamadım. Başlamam ve bitirmem bir oldu. Eğer sizi hayatın sıkıcı rutininden çıkaracak, bir çırpıda okuyup bitireceğiniz, merakla sayfalarını çevireceğiniz bir hikaye arıyorsanız, işte aradığınız kitap tam olarak bu!
Hapisteki EmanetRumeysa Gülhan · Athica Yayınları · 202467 okunma
8/10
·384 syf.··
2024 88. kitabı
Gülefşan, hayatının en acımasız sınavlarını vermiş bir kadın. Ailesinin kaybı, onu her ne kadar derin yaralara boğsa da, koruyucu ailesi sayesinde yeniden ayağa kalkmayı başarmış. Ancak geçmişin izleri kolay kolay silinmiyor ve Gülefşan, ailesinin ölümüne sebep olan kişiden intikam almak için yemin etmiş bir mimarlık öğrencisi. Gülefşan sadece intikam peşinde koşan bir öğrenci değil; aynı zamanda her zorluğa karşı dimdik duracak şekilde kendini çok güçlü bir şekilde yetiştirmiş bir kadın. Vedat ise gücü ve namıyla bilinen, "reis" lakabıyla anılan bir mafya. Hayat ona, zorluklarla yoğrulmuş bir adam olmayı öğretmiş. İhanete uğramış, ve gül kokulu olan kadını bekleyen sabırlı bir adam. Vedat ve Gülefşan'ın yolları Urfa’da kesişiyor. İlk anda anlıyor Vedat, altı yıldır beklediği gül kokulu kadının Gülefşan olduğunu. Ancak Gülefşan, geçmişin yükleriyle ördüğü duvarlarını kolay kolay yıkmayacak kadar güçlü. Vedat’ın kararlılığı ise bu aşkın en büyük silahı. Aralarındaki bağın ve yaşadıklarının onları nereye götüreceği ise tam bir muamma… Bu eser yazarın kalemi ile tanışma eserim oldu. Kitabı kısa sürede bitirdim, çünkü olaylar hızlı ilerledi. Vedat’ın duygularını daha uzun bir süreçte açacağını düşünmüştüm ama reis, ne istediğini bilen bir adam. Güçlü kadın karakterli konu alan kitaplara bayılıyorum ve yazar o gücü mükemmel şekilde aktarmıştı. Mafya kurgusu okumayı seviyorum ama “iyi mafya” okumayı daha çok seviyorum. Özellikle kadını el üstünde tutan, ona hep ayrıcalık tanıyan karakterleri. Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız, kesinlikle tavsiye ederim!
Gül SarmalıPayelll · Parola Yayınları · 202483 okunma