On Üç'ü Bağlamak
Kitaba ilk başladığımda, bu kadar sayfayı nasıl bitireceğim diye kara kara düşünürken, birden kitabı bitirmiş halde buldum kendimi. Uzun zamandır bu tarz bir kitap okumuyordum ve bana çok iyi geldi. Johnny'nin Shannon'un yaralarını sardığı gibi, bu kitap da benimkileri sardı. Olaylar o kadar güzel bir şekilde ilerliyor ki, bitirmeden edemedim. Bence her şey yerli yerinde, mükemmel bir kitaptı.
Shannon'ın hikayesi o kadar yaralı ve acı dolu ki… Küçüklüğünden beri her yerde ve her şekilde zorbalık görmüş. İlkokulda sınıf tekrarı yapmış ve anksiyete krizleri geçiren biri. Shannon'un bu minik kalbi için hayat gerçekten çok zor. Devlet okulunda işler daha da kötüye gitmeye başlayınca, annesi onu Tommen Koleji'ne kaydeder. Herhalde annesinin onun için yaptığı tek doğru ve güzel şey bu.
Babası ise tam bir felaket! Sürekli sarhoş ve şiddet uygulayan bir adam. Shannon'un abisi Joey ise tam bir kahraman. Onu her şekilde, her yerde, her koşulda koruyup kolluyor. Joey, Shannon için abiden daha fazlası. Onun bu kadar destekleyici olması, Shannon'un hayatındaki en büyük şans.
Johnny ise Shannon'un tam tersi bir hayat yaşamış. Aile sevgisi görmüş, hayatı doruklarına kadar yaşamış ve bir hedef belirlemiş. Herkes tarafından hayran olunan o kişi. Ragbi oyunu Johnny için çok önemli, ciddi bir sakatlanma geçirse bile bu hayalinden asla vazgeçmiyor. Ragbi onun için sadece bir spor değil, hayatının merkezi.
Shannon'ın kafasına ragbi topu attıktan sonra, işler Johnny için fazlasıyla değişiyor. Onu korumaya ve kırmamaya çalışıyor. Etrafında görünmez bir şekilde koruma kalkanı oluşturuyor çünkü onun küçük Shannon'udur. Johnny'nin Shannon'a olan ilgisi ve onu güvende tutma çabası gerçekten mükemmeldi. Onun küçük Shannon'uyla ilgilenmesi, ona olan hassasiyeti ve şefkati o