libuli

libuli
@libuliofbooks
ig: libuliofbooks

libuli

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.··
2024 30. kitabı
Mehmet Köseoğlu
9.8/10 · 32 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·275 syf.··
2024 29. kitabı
Selam dostlarım, bugün size soluksuz okuduğum, duygularımı derinlemesine hissettiğim muazzam bir eseri paylaşmak istiyorum. "Aşkın, ihanetin, kayıpların ve dostlukların dansı" diyebileceğim muazzam bir eserle karşılaştım: Defne, Devrim, Bal Arısı, Baş Belası, Delibal / Bozdağ... Defne üniversiteden mezun olduktan sonra İstanbul'daki son akşam yemeğini ailesiyle yer. Annesi ve babası, Defne'ye mezuniyet hediyesi olarak zarif bir kolye armağan eder. Babası Nevşehir Delibal Hotel'in sahibidir ve bu yemekte yeni bir ortaklık duyurur. Yemeklerini yedikleri otel de bu ortağa aittir. Ancak, bu masum akşam, bir suikastın gölgesinde son bulur. Annesi, babası ve kardeşi Kerem... Tüm ailesini kaybeden Defne ise ağır yaralı bir şekilde geriye kalır. Bu travmayla başa çıkmak adına teyzesiyle birlikte İngiltere'ye kaçar. İlk defa ayak bastığı hayalini kurduğu İngiltere'ye, bu kez acı bir hüzünle adım atar. İngiltere'de geçen süre, Defne'nin içsel bir yolculuğa çıkmasına neden olur. Ancak, hayat onu tekrar Türkiye'ye çağırır. Uçakta tanıştığı kehribar renkli gözlü bir adam, onun için hayatının dönüm noktasını simgeler. Türkiye'ye döndüğünde, ailesini kaybettiği o karanlık günlerin yüküyle yüzleşmek zorundadır. Beklediği ortak, uçakta tanıştığı kehribar rengi gözlü adamdır. Devrim... Defne, ailesinin ardındaki sırları çözmek için kendi içindeki gücü bulur. Her bir adımı, ailesini kaybetmenin ardında yatan gerçeği çözmek için atılmış bir adımdır. Kitabı okurken duygusal bir yolculuğa çıktım. Dostlukların, öz kardeşler arasındaki bağın ötesine geçen üç kuzeni Mira, Ipek ve Inci'yle tanıştım. Sayfalar arasında kaybolurken, ikizlerin neşeli şakalarına ve olaylara olan katkılarına gülerek eşlik ettim. Inci'den almam gereken dersler olduğunu söyleyebilirim. BU dörtlü kuzen ilişkisi
Roman-Edebiyat
DelibalMelda Teke · Oleksa Yayınevi · 202316 okunma
10/10
·260 syf.··
2024 28. kitabı
Bu muazzam eseri, belki de tam zamanında keşfetmiş olabilirim. Ders stresi altındayken, paradoksal bir şekilde bu stresin içinde kendimi özgürleşmiş hissetmeye başladım. Evet, yanlış duymadınız, ders stresi beni boşalmaya, özgürleşmeye itti. İşte bu noktada, Jules Payot'un "İrade Eğitimi" adlı kitabının kahramanca sahneye çıktığını söylemeliyim. Kitap, iradenin güçlenmesi ve kişisel gelişim konularında derin bir kuyudan su çekiyor gibi. Bireyin hedeflerine odaklanma, engellerle başa çıkma ve hayatın zorluklarıyla yüzleşme konularında verdiği ilham dolu öğütler, adeta ruhumu besledi. Payot'un dil kullanımı, sadece etkileyici değil, aynı zamanda okuyucuyu içine çeken bir büyüye sahip. Kelimeleriyle dokuduğu sihirli öykü, sıkıntıların arasında umudu yakalamama yardımcı oldu. Bu kitap, derslerle boğuşan bir öğrenci olarak benim için gerçek bir motivasyon kaynağı oldu. Payot'un öğretileri, sadece iradeyi güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda yaşamın zorluklarına karşı sağlam bir duruş geliştirmek isteyen herkese değerli bir rehber sunuyor. Sayfalar arasında dolaşırken, yaşamın güçlükleriyle başa çıkmanın pratik stratejilerini ve içsel güç kaynaklarını keşfetme imkanı buldum. Sonuç olarak, Jules Payot'un "İrade Eğitimi" kitabı, kendi içsel yolculuğumuza rehberlik eden, bizi güçlendiren ve kucaklayan bir eser. Bu kitap, sadece bilgi değil, aynı zamanda bir yaşam kılavuzu; bu yolculukta ışığı olan, sıkıntılarımızı birer fırsata dönüştürmeye bizi teşvik eden bir yol arkadaşı. Çok severek ve keyif alarak okudum. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Alın okuyun okutun !
Kişisel gelişim - Edebiyat
İrade EğitimiJules Payot · İş Bankası Kültür Yayınları · 202138,5bin okunma
8/10
·128 syf.··
2024 27. kitabı
Kitabı tamamladığımda, sayfalar boyunca dolaşan bir hüzünle kaldım ve düşündüm: "Hangi diyarlara yolculuk ettim ben?" İlginç bir anlatım tarzına rastlamak gerçekten nadir bir deneyim. Olay akışı başlarda etkileyici ve gerçeküstü gibi görünse de, aslında bir rüya ve bir ışık hüzmesinden ibaretmiş. Ölümün ardında bıraktığı derin acının yüzü, Sümeyra'nın yaşadıkları ve yaşamak arzusu, kelimelerin adeta bir tango gibi dans etmesiyle dile getiriliyor. Burak ve Sümeyra'nın Almanya'da tanışıp güzel bir birliktelik kurmalarından, hayal ettikleri evlilikle taçlanacak bir geleceğin, beklenmedik ölümle yarım kesilmesine kadar uzanan bu hikaye, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgiyi adeta hissettirdi. Yazarın betimlemelerle dokuduğu her cümle, hayranlık uyandıran bir derinlik taşıyor. Fransa'nın sokaklarında, Paris'in büyüsünde, Eyfel Kulesi'nin gölgesinde, Belçika'nın sakin sokaklarında ve Almanya'nın dingin manzaralarında, Burak ve Sümeyra'nın izinde dolaşmak, bu aşkın farklı coğrafyalarda nasıl bir anı bıraktığını düşünmek gerçekten etkileyici. Yazarın anlatımındaki zenginlik, kelime haznesine kattığı derinlikle büyüleyici bir atmosfer yaratıyor. Ölümün, diğer oyunculardan daha gerçekçi ve etkileyici bir role sahip olduğunu hissettim. Sümeyra'nın erken ve acılı vedağı, Burak'ın bu aşkı hayalinde yaşatma çabası, beni adeta derinden etkiledi. Ölümün varlığı, insanın ruhunu alt üst eden bir gerçekliğe dönüşüyor. Bu kitap sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda yarım kalmış bir hayalin ve acılı bir ayrılığın öyküsü. Yazarın vurguladığı cümleler, ölümün soğuk varlığını ve yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgiyi düşünmeye sevk etti. Değerin farkına varmak ve sevdiklerimize vaktinde sarılmak konusu da kitabın ana temasından biri gibi hissettim. Yazarın melankolik anlatımı, aşk
Bir Hayalin ArdındaMuhammed Tarık Koç · Hayy Kitap · 2023214 okunma