The Life of Others açılış sahnesi: Tek amaç her şeyi bilmektir.
Bir insanı tanımadan [bilmeden] onu saymak olanaksızdır. İlgi ve saygı eğer bilgi tarafından yönlendirilmezse kör kalır. Eğer ilgiyi bilgi doğurmamışsa boştur. Bilginin birçok katları vardır, sevginin bir görüntüsü olan bilgi dışta kalmaz, öze işler. Bu bilgiyi ancak, kendime gösterdiğim ilgiyi diğer insanları oldukları gibi görmeye çevirdiğim zaman kazanmak mümkündür. Örneğin, birinin, dışa vurmasa bile kızgın olduğunu anlayabilirim. Hatta onu bundan da öte tanır, huzursuz ve endişeli olduğunu, yalnızlık ve suçluluk duyduğunu bilebilirim. Böylece kızgınlığının derinlerdeki bir şeyin belirtisi olduğunu anlar, onu öfkeli biri olarak değil, huzursuz ve sıkıntılı, acı çeken biri olarak ele alırım. Bilginin, sevgi sorunuyla çok daha önemli bir başka ilişkisi daha vardır. İnsanın duyduğu ana gereksinim olan başkasıyla kaynaşıp kendi yalnızlığının hapishanesinden kurtulma isteği, insana özgü bir başka istekle, "insanın sırrını" çözmekle iç içedir. Yaşam, salt biyolojik yanıyla kendisi ve diğer insanlar için çözümsüz bir sır olarak kalmaktadır. Kendimizi tanıyoruz, harcadığımız tüm çabalara karşın kendimizi tanımıyoruz. Yoldaşımızı tanıyoruz, ama yine de onu tanımıyoruz çünkü biz bir eşya değiliz, arkadaşımız bir eşya değil. Kendimizin ya da bir başkasının varlığının derinliğine ne kadar inersek, bilginin amacı bizden o kadar uzaklaşır. Ama insan ruhunun gizliliğine girme, "o" olan en diplerdeki öze ulaşma isteğinden kendimizi alamıyoruz. Sırrı çözmenin tek bir yolu, umutsuz bir yolu vardır: O da bir başkasının üzerinde tam bir egemenlik kurmak; ona istediğimizi yaptıracak, istediğimiz duyguları hissettirip istediğimizi istetecek güce erişmektir. Bu ise onu bir nesne, bizim nesnemiz, bizim malımız haline getirir. Bu en son dereceye varan öğrenme çabası, insana acı
Balmumu beyazı yüzlerde kederli bir zevkin gözyaşları sicim gibi. ~ Swinburne, "A Ballad of Life".
Sayfa 358 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Neuroplasticity refers to the brain’s ability to change and reorganize throughout the life of an individual. The ability to adapt to changing conditions has always been crucial to our survival, so this capacity has been hardwired into the mind of all higher life forms. You can build new neural pathways, and reinforce or diminish old ones through learning, conditioning, and practice.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Sometimes life is not daijoubu
Orada oturmuş öfke ve umutla inşa ettiği duvarı bilinçli bir şekilde yıkarken Drizzt Do’Urden ne Zaknafein ne de diğerleri için hiç ağlamadığım fark etti. Ve bu farkındalığın ağırlığı altında kendini bir korkak gibi hissetti. Önemsiz hareketlerle, drowun narin omuzlarının titremesiyle başladı. Başlangıçta derin bir nefes alma, basit bir kıkırdama sesini andırdı. İlk defa Drizzt Do’Urden bununla sınırlı kalmasını sağlamadı. İlk defa Avcı’nın kalbinin etrafına taştan bir duvar örmesine, prensip ve hedeflerin acının keskinliğini yumuşatmasına izin vermedi. İlk defa boşluk ve çaresizlikten utanç duymadı; onları kucaklamadı ama kaçmadı da. Zaknafein ve Clacker için ağladı. En trajik kayıp olan Ellifain için ağladı.
Fantastik
Nothing of value is free. Even the breath of life is purchased at birth only through gasping effort and pain.
. Özgürlük asla tam anlamıyla kazanılmış sayılmaz. Onu her nesilde yeniden hak eder ve kazanırsınız. ...