Karen Blixen'ın Yedi Harika Hikaye'de yazdığı gibi: "Her derde deva olduğunu bildiğim bir şey var: tuzlu su... hangi formda olursa olsun. Ter, gözyaşı, deniz suyu."
Her sağlık okuyan ve sağlıkçı meslekdaşlarımın elinde bu kitabı görebilirsiniz. Çok önerildiği için aldım. Ne gördüklerini merak ettiğim için kitabı ele aldım.
Kendi görüşlerim;
Kitap hiçbir sağlık terimi ile sıkmıyor. Tıp fakültesi okusam bile terimleriyle beni boğan çok kitap olmuştur ama bu kitap kesinlikle herkesin okuyabileceği bir dilde, sıkmadan ve satırlar ince dokunuşlar ile dokunmuş sizi cezbetmek için. Yani sizi her satırı ile bir sonraki satıra merak uyandırıyor.
Kitabın içeriğine gelirsek, size vakalar ile psikolojik olarak hastaneye hazırlıyor diyebilirim. Farklı kafandan insanlar... "Sizin onlara karşı bakış açınız nasıl olmalı?" gibi sorulara cevaplar içeriyor. Her bir vakada sizlere farklı duygu durumları ile sizin hastaya yaklaşımınız ve hastanın size nasıl yaklaşabildiğini gösteriyor. Amaç hastalıklar hakkında bilgi vermek ya da hikaye anlatmak değil. Hayat dersi verilmiş.
Evet! Bundan dolayı ben de herkes gibi kesinlikle okumalısınız diyorum.
PSİKOZ gerçeklikle ilişkiyi yitirme şeklinde tanımlanır. Psikotik insanlar halüsinasyon görebilir, yani gerçekte olmayan sesler duyabilir, görüntüleri görebilir. Ayrıca kuruntuları, yani hatalı birtakım sabit inanışları vardır ki bunlar, düşünce izleyen Marslılar gibi paranoyak inanışlardan tutun da ünlü bir rock yıldızı, hatta isa oldukları gibi görkemli fikirlere kadar değişiklik gösterebilen çeşitli kılıklarda ortaya çıkabilir.
Psikiyatrist genelde öncelikle tıbbi hastalık ihtimallerini gözden geçirir sonra akut mani, psikotik depresyon ya da şizofreni gibi çeşitli psikiyatrik rahatsızlıkları değerlendirir.
Hastanın kuruntularının yapısı, bu hastalıklardan hangisi olduğunu ayırt etmede işe yarayabilir. Depresyonlu hastalarda genelde somatik kuruntular görülür. Yani hasta vücudunun bir şekilde hastalıklı, anormal ya da değiştirilmiş olduğuna inanır. Kimi zaman korkunç bir suç işlemiş ve ağır biçimde cezalandırılması gerekiyormuş gibi abartılı pişmanlık duyguları yaşar. Buna kıyasla psikotik şizofrenler daha tuhaf deneyimler yaşarlar ve düşüncelerinin radyodan yayınlandığına inanabilirler. Bazen kafalarında iki ya da daha çok kişi arasında geçen konuşmaları duyarlar.
Uyarılara azalmış fiziksel tepki göstermek ve hareketsiz pozisyon koruma eğilimi diye tanımlanır. Bu rahatsızlığı olan birinin kolunu hareket ettirdiğinizde, siz yeniden kıpırdatana kadar kol aynı pozisyonda kalır. Diğer bir deyişle kol ve bacaklar mumdan yapılmış gibi tepki verir. Ender ve tedavi edilmeyen vakalarda hastaların bitkinlikten öldüğü oldu.