gülce

ruhlarımız için en lüzumlu,en kıymetli olan şeyleri birbirimizde bulduktan sonra diğer teferruatı görmemezlikten gelmek,daha doğrusu büyük bir hakikat için küçük hakikatleri feda etmek,daha insanca ve daha insaflı olmaz mıydı?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
onun birçok hislerinin,düşüncelerinin benimkilere ne kadar benzediğini gördükçe,aramızdaki yakınlığı daha kuvvetle hissederecek seviniyor;fakat onun bir noktada benden ayrıldığını,hakikatleri kendi kendisinden saklamayı,ne pahasına olursa olsun,kendisini aldatmayı asla istemediğini anladığım için korkuyordum.çünkü müphem bir his bana,kim olursa olsun bir insanı tamamen gördükten ve gördüklerini kendinden saklamadıktan sonra,ona hiçbir zaman büsbütün yaklaşılamayacağını fısıldıyordu.
ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım...hakiki hayatım benim için can sıkıcı bir rüyadan başka bir şey değildir...
halbuki mümkün olanla kanaat etseler,hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz.herkes tabii olanı kabul eder,ortada ne hayal sükûtu,ne inkisar kalır...bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız;ama kendi kendimize acımalıyız.başkasına merhamet etmek,ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki,ne kendimizi bu kadar büyük,ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.
yaşamak,tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek,hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak;herkesten daha çok,daha kuvvetli yaşadığını,bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak...ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek,onu bekleyerek yaşamak... dünyada bundan daha ferah verici bir şey olabilir miydi?