Sunset had given way to twilight. Deep shadows draped over the lawn while several torches threw hot amber light across the grounds. Like those flames, the figure’s tall, athletic outline penetrated the darkness. He moved like a phantom—smooth and elusive, impossible to grab a hold of.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
"This little light of mine, I'm gonna let it shine. This little light of mine, I'm gonna let it shine . . . . All in my house, I'm gonna let it shine."
Sayfa 74 - Harfa Yayınları, İngilizceden Çeviren: Deniz Koç·Kitabı okuyor
Reklam
New Age dinleri, içi boşaltılmış sufizm ve Doğu meditasyonları, manevi açlık içinde debelenen Batı insanına pansuman niyetine servis ediliyor uzun yıllardan beri. Bu vasıtalarla, endüstri toplumunun yalnız ve tedirgin insanı, içindeki boşluğu onardığı hissine kapılıyor, kendisini bir süreliğine de olsa iyi hissediyor. Yaşadığımız zaman diliminin özelliklerinden biri, "adanmışlıktan uzaklaşma" olarak tarif ediliyor. Bu, aşkınlıkla ilişkilerimiz için de geçerli. Kimse kulaklarım ve kalbini inandığı Tanrı'nın sözlerine sonuna kadar açmıyor. Bu "light" maneviyat, bütün diğer tüketim nesneleri gibi, kişinin geçici bir süre için kullandıktan sonra buruşturup attığı basit bir tüketim nesnesine dönüşüyor ve insan kişiliğinde kalıcı bir etki bırakmıyor.
Sayfa 83
Psikoloji
"fakat hiçbir şey değişmeyecek: öğreneceğim, büyüyeceğim ve ilerleyeceğim."
ayanokoji kiyotaka·Kitabı okudu
"hayattaki en önemli olaylar dizisinden birisi sevdiğiniz kişiye açılmaktır, kendi duygularınızı karşı tarafa ilettiğiniz, içinizdeki aşkı sözlere döktüğünüz o an."
ayanokoji kiyotaka·Kitabı okudu
kendi yüzeysel düşüncelerim param parça oluyor ve elimde kalıyor… hepsi bu kadar mı diye soruyorum kendime. bir tedirginlik kaplıyor içimi, kalbime kapkara bir zehir gibi giriyor. ben... …gelecek yıl bu okulda olacak mıyım? tanımlayamadığım o karanlık zehir tüm içimi kaplıyor.
ayanokoji kiyotaka·Kitabı okudu
Reklam
Reklam