Tuğba Yavuz Bulut

Tuğba Yavuz Bulut
@lightslibrary
instagram: @av.tugbayavuz
Puan vermedi·250 syf.·
2022 10. kitabı
Molla Davudzade Mustafa Nâzım Erzurumî
7.8/10 · 105 okunma
Reklam
Mutlaka okunmalı.
9/10
·248 syf.··
2022 4. kitabı
Bir Solgun Adam, Ankaralı hukukçu-yazar Selçuk Baran'ın (1933-1999) 1975 yılında yayımlanan romanı. Ankara Kız lisesi ardından Ankara Hukuk Fakültesinden mezun olmuş. Aynı lisede okumuşuz, ne hoş, Adalet Ağaoğlu gibi pek çok ünlü isim de oradan mezun, aynı kapıdan geçmek aynı sınıflarda ders almış olmak müthiş bir duygu. Baran, bir de hukuk okumuş. İçim kıpır kıpır oluyor hukuk mezunu yazarları görünce. Selçuk Baran'ın değeri benim için çok yükseldi takdir edersiniz ki, bu keyifle okumaya başladım Bir Solgun Adam'ı. Ancak bu roman öyle keyifle okunacak, kayıtsızlığa düşülecek, bir çırpıda hiç duraksamadan okunacak bir kitap değilmiş. Uzun iç çekişlerle okuru duraksatan, derin bir nefes alıp pencereden uzaklara baktıran, cümlelerin bazen basitliğinin altında ezilirken bazen de ağırlığı altında ezen.. Basit bir roman bu. Basit bir adamın, Mehmet Bey'in hayatı, emekli bankacı, hayatındaki en büyük atılım karısını ve tek kızını terk ederek bir pansiyona yerleşmesi ve özgür kalmak için bunu yaptığını iddia etmesi. Kalamamış. On sene aynı yemekleri yemiş, aynı pansiyon sahibi hanimefendi ile kısa sohbetler etmiş, aşık olmamış, kahve içtiği fincanı bile değiştirmemiş, bir sıkıcılıktan diğer sıkıcılığa sürüklenmiş. Katlanılmaz bir adam gibi geldi. Okuduğum tüm kitaplardaki sancılı erkekler gözlerimin önüne geldi, aklımın bir köşesinde kıvrananlar, tutunamayanlar, yalnızlar... Mehmet bey'i sarıp sarmaladım, koydum onların yanına. Kitap 5 bölümden oluşuyor. İlk bölümde Mehmet Bey'in tuttuğu günlükleri okuyoruz, oldukça yavan, okur bırakıp gitsin diye uğraşılmış gibi. Ardından gelen Mehmet Bey'in eski aşkı/arkadaşı Nevin hanımın olduğu ikinci bölüm etkileyiciliği ile beni mahvetti. İkinci bölüm günlükten çıkıyoruz, dışardan izliyoruz olan biteni. Üçüncü bölüm yine günlüğe ve
Edebiyat
Bir Solgun AdamSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 20101,159 okunma
Puan vermedi
René Guénon, diğer adıyla Abdulvâhid Yahya. 1886-Fransa doğumlu yazar, 1912 yılında müslüman olmuş, 1951 yılında da Mısır'da hayata veda etmiştir. Matematik, felsefe, tasavvuf, din üzerine çalışmıştır. 20.yy 'ın en büyük metafizikçilerinden biridir. Andre Gide 1943 yılında günlüğüne şöyle yazmıştır; "Eğer gençliğimde Guénon'un eserleriyle karşılaşsaydım, neler gelirdi başıma! Artık çok geç..." Ve yine bir röportajinda Gide, "Guénon haklıysa, benim bütün eserlerim tepe taklak olur. Ve onun eserlerine hiçbir itirazım yok, kesinlikle yok, onlar çürütülemez." diyor. 1930 yılında Mısır'a yerleşen yazar, Batı'dan tam manasıyla kopmuştur. Kendini modern dünyayı, doğu ve batıyı anlamaya adamıştır. Kendisinin İslam'a yönelmesi de Hint kültürüne olan ilgisinden doğmuştur. Doğu'nun maneviyatına, ruhuna hayran kalmıştır. . Bu kitap yazarın Doğu ve Batı adlı kitabının tamamlayıcısı olarak yazılmış. Açıkçası benim yazardan okuduğum ilk kitap bu oldu, bunun peşine Doğu ve Batı 'yı okumak daha verimli olur diye düşünüyorum. Kitapta öncelikle modern çağın bunalım içinde geçtiğini gözler önüne seriyor yazar. Arkasından Doğu'nun gelenekçi yapısı ile Batı'nın gelenekdışı yapısını karşılaştırarak Batı'nın Doğu'ya kulak vermesi gerektiğini söylüyor. Batı bir uçuruma sürükleniyordur ve reforma ihtiyacı vardır Guenon'a göre. Maneviyatçı bir bakış açısı olan yazar, maddenin anlamını yitirdiğini ve Batı'nın Tanrı'yı kaybetmesi ile maddeye sıkı sıkıya tutunduğu ancak yanlış yolda olduğunu belirtiyor. Batı'nın bu yanlış yola girişi ise Rönesans ve hümanizm ile başlamış. Yazarın fikirlerine ve eleştirilerine katılmak ile katılmamak arasında gidip geldim ben. Eleştirdiği konuları inançsızlığa ve materyalizme bağlamış olsa da Batı'yı uçuruma sürükleyen şey yalnızca bunlar değil. Batı'yı uçuruma
1000Kitap
Modern Dünyanın BunalımıRene Guenon · Hece Yayınları · 2014709 okunma