"Seni düşünüyorum. Evet en az dünkü kadar seni düşünüyorum. Belki de daha fazla. Yarın da seni düşüneceğim ve yarından sonraki günlerde de. Sanırım seni hep düşüneceğim."
"Açık konuşacağım, güzel kadın. Seni bir an bile aklımdan çıkaramıyorum. Özellikle de mektubunda Necip denen herifle aranızda bir şey olmadığını demişken. Olmasın da! Onunla aranda bir şey olmasın. Lütfen ondan hoşlanma."
"Peki ya senin ait olduğun yer neresi?" diye sordum.
Birkaç saniye düşünmeden, "Sensin," dedi dürüstçe. "Çünkü ben kendimden bile önce en çok sana dönüyorum, Minel."