Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kısa zamanda dünyada hiçbir kralın ulaşamayacağı derecede imkânlara kavuştuğu, insanların ideal bir mürebbi olarak kalblerini fethettiği hâlde, ayaklarının altına serilen bu büyük dünya nîmetlerinin hiçbirine iltifât etmeyerek eski mütevâzî hayâtına devam etti. Önceki gibi, kerpiçten yapılmış
mütevâzî odasında sâde ve fakir bir şekilde yaşadı. Hurma yaprağıyla doldurulmuş bir şilte üzerinde uyudu. Basit elbiseler giyindi. En zayıf insanın hayat tarzının bile altında yaşadı. Bazen de yiyecek hiçbir şey bulamadığı hâl-
de, Rabbine şükredip açlığını bastırmak için karnına taş bağladı. İşlemiş ve işleyeceği bütün günâhlar affedildiği hâlde, şükür ve niyâzına devam etti. Ayakları şişinceye
kadar gecelerini namazla geçirdi. Garîblerin imdâdına yetişti. Yetimlerin, kimsesizlerin tesellîsiydi. O, büyüklüğüne rağmen, en âciz insanlarla bizzat meşgûl oldu. Hatta onlara, engin şefkat ve merhametiyle daha ziyade kol
kanat gerdi.
O öyle bir mürşiddir ki, O'nun sünnetleri vâsıtasıyla her yanlışı düzeltebilirsin... Çığırından çıkan işlerini yoluna koyar, umûrunu islâh edersin...
O'nun nûru ve rehberliği sâyesinde hayâtın handikaplarından kurtulup gerçek saâdeti bulursun!..
Hayatın türlü ibtilâ, musîbet ve sürprizleri karşısında kendimizi fitneden bertaraf edebilmek için şükür, tevekkül,
kadere rızâ, belâlara sabır, azîmet, şecaat, fedâkârlık, kanaat, gönül zenginliği, diğergâmlık, cömertlik, tevâzu, hâdiseler karşısında dengeyi bozmama ve benzeri yüksek ahlâkî vasıfları en güzel bir şekilde hayatımıza tatbik etmek mecbûriyetindeyiz. Bütün bu hususlarda nümûne olması
için de, Cenâb-ı Hakk'ın bütün bir beşeriyete armağan ettiği en büyük mürşid-i kâmil; zarif, temiz, nezih ve örnek hayatı ile Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-
Efendimiz'dir. Allâh Rasûlü'nün hayâtı, kıyâmete kadar gelecek bütün nesillere örnektir.
Kur'ân-ı Kerîm'de O'nun hakkında:
"(Ey Rasûlüm!) Muhakkak ki Senin için tükenmeyen bir mükâfât vardır. Şüphesiz Sen büyük bir ahlâk üzeresin." (el-Kalem, 3-4) buyrulmuştur.