Uğur Muhammed

Uğur Muhammed
Yaratan Rabbinin adıyla oku!
Lisans
Beylikdüzü
İstanbul
19 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Aklın kemale ermesi
Akıl dışı ve akıl altı saldırılar karşısında yenik düşen bir akıl, henüz kemale ermemiştir. Aklın yetkinliği sadece rasyonel argü-manlarla hareket etmesinde değil, aynı zamanda kötücül duygu ve düşüncelere karşı sağlam bir iradeye sahip olmasında kendini gösterir. Akıl, kendinden daha aşağı mertebede olan bir şey ta-rafından rahatsız edilebiliyorsa, kemal yolunda alması gereken daha çok mesafe var demektir. Kötü duygularına esir olmuş bir insan, aklının da hakkını veremiyor demektir. Oysa insan hiçbir kötülüğün içindeki ilahi ışığı karartmasına izin vermemelidir. Birinci sınıf bir zihin, her türlü saldırı karşısında bir kaya gibi dik durabilen zihindir.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
monoman
Bir konuya ya da fikre saplantılı olan monoman insanlar oldum olası ilgimi çekmiştir benim, çünkü insan kendisini ne kadar sınırlarsa o kadar yakınlaşır sonsuzluğa
Sayfa 17·Kitabı okudu
Sosyal medya araçlarını iyi kullanın
Sosyal medya hesaplarınızı duyurmak, daha iyi kullanmak, takipçilerinizi arttırmak için bazı araçlar vardır, bu araçları iyi kul- lanmalı ve bilmelisiniz. Klout puanınızı hızlıca yükseltmeli, hesap- larınızı çalan yerli takipçi arttırma sitelerinden uzak durmalısınız, Manageflitter, Tweepi gibi sosyal ağları, Starmetre, Socialbakers gibi metrikleri takip etmelisiniz. Tweetdeck gibi uygulamalar üze- rinden arkadaşlarınızla paslaşmalı, onların desteğini almalısınız ya da proje yan hesaplarla kendinize destek sağlamalısınız.
Alıntı
Çocuklarımızın birbirlerine karşı incitici sözler kullanmasına engel olmayı, etrafımızdaki insanların bizlere veya birbirlerine sözel ve fiili şiddet uygulamalarına müsaade etmemeyi ve bunlara bilinçli bir şekilde karşı koymayı görev bilmeliyiz. Merhamet tohumları ekmeliyiz ki merhamet ekini biçelim. Şefkati çoğaltmalıyız ki şiddeti yok edelim. Yaşadığımız zaman diliminde çocuklarımıza yapabileceğimiz iyiliklerden birisi de, onları televizyon veya bilgisayarın değil gerçek hayatın sesiyle buluşturmaktır. Onlarla gezebilir, insanları, sokakları ve hayatı tanıyabilirsiniz. Biraz tuhaf görünmek pahasına da olsa bunu öneriyorum, onlarla akıl hastanelerini, huzurevlerini, yetiştirme yurtlarını, mülksüzlerin yaşadığı sokakları, camileri, havraları ve kiliseleri gezin. Çarşıları, pazarları, aktarları dolaşın. Gerçek hayatın nasıl bir şey olduğunu ve ıstırabın gerçek bir insana değdiğinde ne yapabileceğini onlara gösterin. Gerçek hayatın nerelerde soluk alıp verdiğini, insanların nelere gülüp nelere üzüldüğünü, gerçek hayatın seslerinin neye benzediğini onlara öğretin.
Alıntı
Birçoğumuz Şener Şen'in başrolünü oynadığı "Muhsin Bey" adlı filmi hatırlarız. Muhsin Bey, her sabah kalkar ve çiçeklerine su verirdi. Bu esnada da çiçeklerinin hepsiyle tek tek konuşur, hepsinin halini hatırını sorardı. Her çiçeğe bir isim vermişti. İşte yaşama sevinci, hayat coşkusu çiçeklerle bile konuşabilmeyi başarmakta gizlidir. Bir gün bir kadın bir bilgeye gelerek derdini açmış. "Oğlum bala fena halde müptela oldu. Lütfen ona telkinde bulun da bu huyundan vazgeçsin, yoksa sağlığı tehlikeye girecek" demiş. Bilge ise kadına, "Bugün git, kırk gün sonra oğlunla beraber yine gel" diye cevap vermiş. Kirk gün sonra, yaşlı kadınla oğlu geldiğindeyse, çocuğa tatlı diliyle telkinde bulunmuş, onu ikna etmiş. Annesi meraklanıp neden ilk geldiklerinde bu nasihatte bulunmayıp kırk gün beklediğini sormuş bilgeye. Aldığı cevap şöyleymiş: "O zaman ben de bala çok düşkündüm ve çok bal yiyordum. Önce kendim bal yemeyi bıraktım, ondan sonra telkinde bulundum. Yerine getirmediğim bir tavsiyede bulunsaydım, bunun anlamı ve bereketi olmazdı."
Alıntı