İsminin hakkını veren bir kitap olduğunu söyleyerek cümlelerime başlamak istiyorum. Adının bazı yayınlarda aşk ve gurur olarak çevrilmesinin tek mantıklı açıklamasını, insanların aşka olan merakını kullanarak bu yöne vurgu yapmak istemeleriyle açıklayabilirim belki.
Öncelikle tutkulu ve sürükleyici bir aşk romanı arıyorsanız bence yanlış yerdesiniz. Roman daha çok adından da anlaşıldığı üzere iki ana duyguya değinmekte. Gurur ve önyargı. İki karakterin de birbirlerine karşı gösterdiği bu iki duygu karşısında aşk biraz arka planda kalıyor. Karakterlerin duygu ve düşüncelerine ayrıntılı bir şekilde yer verilen bu kitapta oldukça ayrıntılı bir dil olmasına karşın bir klasiğe göre de oldukça akıcı bir dile sahip. Özellikle bu tarz romanlarda isimlerin akılda kalması bir hayli zor biliyorsunuz ki. Zira kişiler hem isimleri hem soy isimleri hem de kısaltmalarıyla yer yer farklı şekilde kullanılabiliyor. Fakat bu kitapta bu açıdan bir zorluk yaşamadım. Karakterler oldukça spesifik olduğundan dolayı bi süre sonra hepsi kafanızda rahatlıkla oturuyor.
Kitapta ana hikayemiz dışında görülen yan olaylar başta gereksiz ayrıntılar gibi görünseler de aslında yazarımızın, dönemin şartlarını ve o dönemde kadının rolünü eleştiren tutumunu göstermek için bunlara yer vediğini düşünürsek aslında hiç de gereksiz sayılmazlar. Bu konuda da bir takdiri hak ediyor doğrusu.
Ben bu tarz, duyguların ön planda olduğu sakin romanları çok sevdiğimden dolayı bunu da oldukça sevdim. Eğer siz de benim gibiyseniz kesinlikle okumalısınız.
Karakterlere gelecek olursam hangisinin gururu ve hangisinin önyargısı daha ön planda diye düşünmeden edemedim. İkisi de bu iki duyguyu oldukça fazla barındırıyor tabiki ama bence Elizabeth'in önyargısı ve Darcy'nin gururu daha ön planda. Sizler bu konuda ne