Tatlıydı harleen için aldım esasen, genel hatlarıyla suicide squat'i tanıtan bi cizgi roman olmuş çıtır cerezlik son birkaç bölümü iyi sardı.
sanirim 6.5'tan 7'yi hak ediyor
Çok sıktı yarım bıraktım, tamam hikaye güzel de asla 400 500 sayfada anlatılacak bir hikâye değil, maksimum 200 sayfada olay bitmeliydi. Bu kitaptan sonra cidden bikutukitap aboneliğimi sonlandırdım..
açıkçası hazir re9 havasindayken bir tane apokaliptik hikaye patlatayim demistim ve london'in bu konuda beni uzmeyecegini biliyordum.
anlatim akici ve bu tarz bir durumda insanligin ne hale gelebilecegini gercekci bir sekilde gosteren bir anlatimdi.
cocuklar asiri gicik etti beni bu arada, arada yumruklayasim gelmedi degil.
7 verdim gitti.
hiç durum hikayesi okumadım diye mi yoksa ilk dinlediğim kitap olduğu için mi emin değilim ama tuhaf bir kitaptı.. genel olarak başroldeki adamın sapık bir herif olmasından dolayı da olabilir..
tam bir ”durum hikayesi” idi ama. ona ne şüphe.
son olarak, karakterin “beni ben olduğum için değil, hayallerindeki kisiymisim gibi onlari kandirdigim icin beni seviyorlar” kismi etkileyiciydi.
6.5luk bir kitap
Kitabın yarısına bile gelmeden dedim ki, “bu kitap ya yerin dibine girecek bir puan alacak ya da göklere çıkartılacak bir puan.” okumayı bitirip biraz incelemeleri okuduğumda (en azından buradakileri) haklı olduğumu da gördüm.
Şimdi yorumuma şöyle başlamak istiyorum,bu uzun uzun (abartı yok, bildiğiniz 2.5 sayfalık cümle var) sonunu bitirdiğimizde başını unuttuğumuz cümleler bence doktorun zihnindeki karmaşayı ve bunalımı yaşayalım diye kasıtlı olarak yapılmış bir trick. Zaten hayatınızda üç kitaptan fazla kitap okuduysanız eğer, bunu ilk 10 sayfada anlamışsınızdır diye düşünüyorum o yüzden bu konuyu geçiyorum. Bunun yanı sıra sıkı bir rus edb. okuyucusu olarak bazı cümlelerde cümlenin başını kaçırdığım, dönerek tekrar okumak durumunda kaldığım çok cümle oldu ve bu altındaki anlamı anlamaya çalışmayan veya hikaye görmek isteyen biri için iğrenç bir tecrübe olabilir kabul ediyorum.
Eklemek istediğim şey, mekan tabiri yapılmasa dahi garip bir şekilde doktorun oturduğu barı, bardaki insanları ve atmosferi sanki gerçekten anlamaya çalışırken kafamda oturttum gibi. Öyle ki daha 15. sayfada “bu adam kafasına sıkar,, öyle bir atmosfer ki ben olsam ben de sıkardım” dedirtti bana.
Kaçırdığımı düşündüğüm veya algılayamayıp oturtamadığımı düşündüğüm sayfalar oldu, bundan dolayı ileriki zamanlarda bi re-read atacağım çünkü anlaşılması gereken daha çok fikir olduğunu düşündüğüm bir kitap gibi geliyor bana.
6,5'dan 7 veriyorum. İyi bir tecrübeydi.