Erkeklere duydukları öfkeyi açıkça ifade eden kadınlara kuşkuyla bakılır. Eşitlik hedefimize toplum hoşgörü gösterse bile, “şu öfkeli kadınlar"ın herkesi çılgına çevirdiklerini biliriz. Erkek kahramanlar inançları için savaşabilir, hatta ölebilirler; kadınlar içinse, kendi hakları adına kansız ve insancıl bir devrim yapmak bile lanetlenmeye yeter. Öfkemizi dolaysız olarak ifade etmek bizi hanımefendilikten, kadınlıktan,annelikten, cinsel çekicilikten uzaklaştırır, hatta “cırtlak”laştırır. Dilimiz
bile bu tür kadınları cadı, şirret, acuze, dırdırcı, erkek düşmanı ve iğdiş edici diye niteleyerek lanetler.
Öfke bir işarettir, hem de önemli bir işaret. Öfkemiz incindiğimizi,
haklarımızın ihlal edildiğini, gereksinimlerimizin ya da isteklerimizin
doğru şekilde karşılanmadığını ya da sadece, işlerin yolunda gitmediğini
gösteren bir ileti olabilir. Öfkemiz, yaşamımızdaki önemli bir duygusal
sorunu ihmal ettiğimizi ya da ilişkimizde kendimizden –inanç, değer, arzu
ya da hırslarımızdan– çok şey feda ettiğimizi gösterebilir. Öfkemiz, başa
çıkabileceğimizden çok daha fazlasını yaptığımızı ya da verdiğimizi
gösteren bir işaret olabilir. Ya da öfkemiz başkalarının bizim için, kendi
gelişimimiz ya da yeterliliğimiz pahasına çok fazla şey yaptıklarına dair
bir uyarı olabilir. Tıpkı fiziksel acının elimizi sobadan çekmemizi
gerektirdiği gibi, öfkemizin getirdiği acı da benliğimizin bütünlüğünü
korur. Öfkemiz bizi, başkalarının hakkımızdaki tanımlama şekline
“hayır” ve kendi benliğimizin isteklerine “evet” demeye yönlendirebilir.
"Bir şeyin değeri bazen kişinin elde ettiği değil, onun için ödediği şey de, yani maliyetinde yatmaktadır." Belki amacınıza ulaştınız ve bu değerli bir amaç, peki ya bedeli? Bu standardı her şeye uygulayın, diğer insanlarla birlikte çalışmak veya onların yardımına koşmak dahil. Sonuç olarak hayat çok kısa, fırsatlar çok az ve yararlanabileceğiniz kadar enerjiniz var ancak. Bu anlamda zaman da diğerleri kadar düşünülmesi gereken önemli bir kavram. Değerli zamanınızı ya da zihinsel
huzurunuzu başkalarının işleriyle asla ziyan etmeyin; bu ödenmesi gereken çok yüksek bir bedeldir.
Ve sabır her şeyden bol zamanları olan tanrıların en üstün erdemidir. İyi şeyler olacaktır; çimenler yeniden büyüyecektir, tabii eğer yeterli zamanı verir ve geleceğe doğru birkaç adımı önceden görürseniz. Öte yandan sabırsızlık yalnızca zayıf görünmenize neden olur. Güce giden yoldaki en büyük engeldir.